Sarıyer ve kilyos tarafları çok acayip, insanlar o yola o trafiğe her gün nasıl katlanıp oralarda yaşıyorlar anlamıyorum. Hani koç öğrencilerini anladım, okullarına yakın, orada kalıp okula rahat gelip gidiyorlar da, hakkaten yaşanacak şey değil o trafik. Bir minibüs, bir otobüs, bir vapur ve bir dolmuşla evime geldim, bütün gün hareket etmek istemiyorum. Mor balonum vardı geçende almıştım, onunla oynamak istiyorum evin serin bir köşesinde. Last.fm'e de diyeceğim şimdi huzurlu müzikler dinlet bana diye.
özetlen... alaka dediğin ne ki, isviçreli bilim adamları, last.fm, müzik, sarıyer, trafik
ayakların hala büyüyor ve japon askerleri her zaman ilgimi çekmiştir zaten. bu kadar aleni olmamalıyım belki ama seni anneme götürmek istiyorum. filmlerdeki gibi kaat helva yesez ya, ben hiç yemedim?
__________
Anlayan biri şu biloğun templeytini değiştirsin rica edicem, çok sıkıldım.*
*Bir de, sık yazın ayol.
özetlen... güldüren, kaat helva, şakadam, utku
Hoşgeldin outro'm, oyun hamuru arkadaşım (cıvığından). Baarsaklarım ağrıyo, hava sıcak, o yüzden kısa kesip "sadece ayak da olabilir" diyor ve hediyeni veriyorum.
özetlen... beyaz ayağın öyküsü, outro
yaz
dalların kiraz kiraz
bu kadar sıcak sence
fazla değil mi biraz
yaz
pinokya ve yuvarlak masa prensesleri
ikisi de seni duyamaz
bense kirazlarını
kulağıma küpe yaptım
güneşin tam tepede parladığı saatlerde
kime kızgınsın söyle
kulaklarımda sallanan kirazlara göre
su topluyormuşsun göğe
yağmur yağsın diye
Biliyorum burda beyaz ayak yok, hem beyaz diyince benim aklıma ku klux klan geliyor, mhp geliyor hinkler geliyor sade ayak ya da beyaz çoraplı ayak olarak alsam daha iyi olucak.
Dürüst olmak gerekirse bugün aklıma yalnızca elma kokusu geldi...
özetlen... cevap kağıdı, yaz elma kokusu merhaba
ttku ve pürüz, hoşgeldiniz diyorum ikinize de. sevgili pürüzcüm, işte bu beyin fırtınaların yüzünden buradasın zaten, burdaki varlığını olumlamışsın yazıda bildiğin, ayrıca o dediğin dondurmadan ben de isterim. muayyenim zaten. sevgili ttkucum, buraya gelmen ve bu güzel başlangıcınla çok mutlu ettin beni, bizi. özellikle yazıyı okumadan yarım saat önce ton balıklı salata (by molly) yemiş biri olarak haddinden biraz daha fazla etkilendiğimi söylemeliyim, yazınına bayılıyorum, lütfen one shot olmasın bu. daha çok beyin boşaltmanızı dileyerek, hoşgeldiniz yazımı birkaç post önce belirtmiş olduğum "beyaz ayağın öyküsü" ödeviyle sonlandırıyorum. herhangi bir şekilde olabilir bu, sadece assolist ayak olucak. hadi hadi yazın, merak ediyorum neler çıkacağını :) ha bi de "hediye"leriniz:
ttku hanıma
pürüz hanıma
özetlen... beyaz ayağın öyküsü, muayyen, priss, ton balığı, ttku
uzun uzun armagan mi yoksa hediye mi yazayim karar veremedim aslinda. armagan yazdim en sonunda cunku bahsetmezsem delirebilirdim, konuyu bir yerden baglamam lazimdi. bulent ersoy evlendi, o'nu alan yasadi. armagan'in amcasi bu durumdan utaniyorken damadin abisi sevincliydi. armagan cok mert bir cocuktu. biriktirdigi paralarla pembe nufus cuzdanli esine tek tas bir yuzuk hediye etmisti.
uzun uzun hediye mi yoksa ton baligi mi yazayim karar veremedim aslinda. hediye yazdim en sonunda cunku bahsetmezsem delirebilirdim, konuyu bir yerden baglamam lazimdi. hediye hanim ton baligi yedi, yiyemeyenler cok uzuldu. bir omega 3 icin uzulmeye degmez diyenler birlesip hediye hanim'i darbukaya aldilar. burhan ocal ne kadar sogukkanli davranmaya calistiysa da bu druma cok sinirlendi.
uzun uzun duruma mi yoksa druma mi yazayim karar veremedim aslinda. bilgisayarin yaninda duran tabakta beni bekleyen ton baligina, televizyondaki magazin programina, playerdaki sarkiya baktim, size goz kirptim, kelimeler olmasa neyle oynardik acaba dedim.
gozlerinizden opuyorum.
özetlen... ttku
“ pürüüüz nerdesiin?? ”
Bekledim efenim, yazmak için en doğru zamanı gösterecek o kutsal emareyi bekledim. Nihayet o mucivezi, muzicevi, muci.. ( aman bee her ne haltsa ) aktivatörün yoğun bir ışık huzmesi arasından evimizin salonuna ay gibi doğmasıyla birlikte bloğa bir “ hayırlı olsun ” ziyaretinin zamanının geldiği kanısına vardım. Ve işte şimdi her şeyi başlatan o ilahi alameti sizinle de paylaşıyorum : 
Birkaç saat önce cnbc e de gösterilen Ondskan filminin oyuncularından Andreas Wilson'a ait bu sıfat, evde “ bu birine benziyo ama kime ” merkezli bir tartışma başlatmış ve vardığımız “ Harun ! ” cevabıyla birlikte anahatlarıyla ;
- mor ve ötesi…
- ıhlamur…
- konuşkanlar şeysi…
- hazır ist.dayken bişeler yazmalı
- o deil de akşamki tortelliniden kalmış mıdır acep
gidip baksam … ben yemessem cihan yiicek, ben önce davraniim, ben yiyim
- olmass… blog yaz, kitap oku ve uyu
- çıkıp dondurma da alabilirim aslında
- haaaayır, önce yaz, sonra uyu
- mmmh starloli
- uyku… biraz uyku…. bütün isteğin buyduuu….
- ama starlolii.. çileek…
- hı ?
- starlolii, starloliii, starloliiiiiieee !!!!!!
( burda cihangir’ de bir ev’de nin batu sunun voinnk voinkk diyerekten girdiği trans hallerini hatırlatırım ! )
şeklinde gelişen bir iç dialog başlatıp, priss hanım’ın bilinçsiz bir mutluluk sarhoşluğu içinde starloli'ye doyduğu an ile birazdan kendinden geçip sızacağı an arasında kendini zorlayıp 2 çift kelam yazabilmesine neden olmuştur. Buradan 15 sn içinde beni Harun dan başlatıp starloli noktasına getirebilen içsesime şükranlarımı sunar, davete nihayet icabet edebilmenin verdiği gönül rahatlığıyla huzurlarınızdan çekilirim.
özetlen... onyüzbinmilyon leybılcık
...gelecekten telefon açıp karşı komşularını bir televizyon sehpasıyla öldürdüklerini haber veriyorlar. eve dönüp soyulan yüz maskeleri yapıyorlar, bunu şu an kirli olan yüzlerinden anlıyoruz. bahçelerinden limon ve nane toplayıp yoldan geçenlere dağıtıyorlar. çocuklara tükürüklü ekmek veriyorlar, tığlarını parmaklarına batırıyorlar, pencerelerine gazete asıyorlar. kaldırımda halı dövüp tozlarını içlerine çekiyorlar, çünkü şimdi içlerinden biri uzun uzun öksürdü. bunu, gecenin içinde bir kendini belli etme eylemi olarak kabul edemeyeceğim; çünkü birini öldürdüysen, sen bir eksilmişsindir.
bugün 16 temmuz pazartesi ve bugünü tegan and sara 'dan missing you dinleme günü ilan ediyorum blog arkadaşlarım.abartmaya gerek yok tüm gün dinlemiycez belki ama bir kere dinlesek güzel olur. eğer yoksa hemen linkini de koyarım, o kadar kıyak yapar fahriye ablanız size. öptüm.
Tegan and Sara - Missing you
özetlen... fahriye abla, nedir yani?
...beyaz bir ayağın başrolünü oynadığı bir kısa film senaryosu döktürsün şuracığa. Biri derken içten içe hepinizi kastediyorum, istatistik yapma planlarım var :)
Rüyamda anne adlı tanımadığım bir kadın sokakta kimliğimi çaldı.
Sene başından beri 3. rüyam. Diğer ikisi gerçekleşince bunu da not etmem gerekir sanırım.
özetlen... geç çözülen ödipler, gerçek, hırsızlık, kimlik sorunları, rüya
ayak kokusunun kedilerin ilgisini çeken bi yanı var. ayrıca utanmasalar, çıkabilseler koltukaltıma da yapışıcaklar diye düşünüyorum. piano magic'in part-monster albümü işten yeni gelince dinlenmemeliymiş. ve insan bu albmün dinlenmemesi gereken şu anda bir kap sıcak yemek istermiş önünde. bazı insanlar inanılmaz fedakarmış. kalp yetmezliği kolları uyuşturabilirmiş, sigarayı bu yüzden bırakmak gerekirmiş. kızkardeşim denizde yüzüyormuş her gün, hande burayı okuyormuş. nestlé pure life sundu.
özetlen... açlık, ayak kokusu, barbunya, hande, kalp yetmezliği, nestlé pure life, part-monster, piano magic
herkes burda. odanın içi nedense çok kalabalık. bense baştan kokan bir balık. barok balığı olmak kötü bir şey. telefonlar susmuyorlar, herkes beni gidiyorsun psikolojisine sokmak için o kadar çabaladı ki sonunda ben de girdim. susuyorum ve insanları dinliyorum teker teker. yolcu etmeyi ne kadar da çok seviyor halkımız? askere giderken, harbe giderken, okula giderken, ayrılırken...
babam da seviyor beni herhalde, bir şımartılma dönemi söz konusu. "oğlum eve bilmediğimiz adamları alma" ve yanında boynu bükük bir "peki baba...". birazdan da yemeğe çıkarılıyorum. kim bilir nereye? kim bilir ne konuşmaya gideceğiz...
amon tobin'li günler ve de bu güzel aslında. paladin'in holy yeteneklerini silmeyi düşünüyorum. troll mage ile de birlikte olmanın hayalini kuruyorum. bir insan aynı anda kaç fantastik karaktere karşı güçlü duygular hissedebilir? allahtan onlarla uzun süredir seviyeli ir ilişkim var da kurtarıyorum. iyi insanlar ya sanal alem dwelling'leri.
keep your distance yazıyor burdaki çalan şarkının adı oymuş. bana inat çalıyor di mi böyle şeyler hep. coğrafi olarak çoğu insana mesafemi azaltmak, ruhani olarak da mesafemi koymak istiyorum. çözüm. glorafin 250 mg. çünkü oradaki sesler anda via diye bağırırken akıp gidiyor tüm kötülükler içimden.
sabah kalk. yanında para bul. acaba rentboy mu oldum ben diye düşün. bu parayı kim bıraktı diye düşün. parayı al. alışverişe git. jambon al. jambonu ye. ekmekle. rutininde bile çok atraksiyonelsin diyen bir arkadaşımla konuş. bu arada markete gitmeden önce, markette ve marketten sonra olmak suretiyle elinde cep telefonu mıdır mıdır konuş. hayatımı istila ettiler sanırım. ama güzel. gelsinler.
sabah kalk. bilgisayara bak. bir yazılar gör. "ama bu işte büyüdü büyüdü büyüdü, kendi kendine geçmiyor, hayranlığım giderek peak değerini vurdu ve kırdı" yazılarını anlama.
sabah kalk. bana kek getirmedin diye kızsınlar.
sabah kalk... ya da kalkma be ne kalkıyorsun sabahları. zıbar.
labelların etiket yani sonsuza gitme hadisesi boy göstermeye başladı. herkes bugün konuşsa ve her konuşmaya on etiket yapıştırsa bittik. ama olsun bu da bizim çocuğumuzun gelişimini seyretmek gibi bir şey olmalı. bakalım bundan on sene sonra kaç milyon etiket olcak? belki türkçeye yeni kelimeler bile katarız. öptüm.
______________________________
bu bir serzeniş yazısı değildir şirin şirin yazılmıştır a ben pepinot oldum. bilen bilir.
özetlen... fahriye abla, nedir yani?
