Kişisel tarihimin fotobiyografisini yapmam istenirse üç farklı başlıkla yapabilirim bunu ancak:
2005 yılında doğdum ben.
1-Genel Bakış
Merve ile. İzmir'de yağmurlu ve sıkıcı bi gün. Kaşlarım yok. Öss sıkıntıları.
Öss cümleten kazanılmış, Mike, Muyoş ve Tuçe tarafımdan ezilmekte, mor odamda, bol alkollü.
İstanbul'da ilk kış, Ezigyus, Bucu, Künç ile paylaşılan odada, sıkıntılı ama lakayt, umutları tükenmiş, örgülü.
Sıkıntılı, daha da umutsuz, beklentisiz, yorgun, yalnız, garsonluğu saymazsak işsiz, güçsüz. "O" gelmeden sadece birkaç hafta öncesi, mutsuzluğumun son demleri, henüz hayatın nelere vakıf olduğunu görmediğim zamanlar.
Hayatımın en güzel günleri. Çok değil bi'kaç ay evvel. Eskişehir.
2 - Modellik Tarihi
Merve'yle ilk denemeler, o çekmeyi ben poz vermeyi öğreniyorum.
İlk kez bir yabancıyla fotoğraf çalışıyorum, sonra çok iyi anlaşacağımız Serhat'la.
Egekent'te bi ev stüdyosunda, gecenin köründe, yorgun bi ben, Gizem Karakaya'nın gözünden.
Ferdi Baba'mla daha sizli bizliydik o ilk çekimde, ama Brandon'ı doğurdu o gün, bunu söylemedim ona. Fotoğrafın adı, "Male Rehearsal 07", İzmir.
Petek Anne'yle yaptığımız o çekim. Bana çok şey öğreten ve bedenimi sevdiren, pek çok konuda fikrimi değiştiren. Yüzüm hiç bu kadar açık olmamıştı.
Eda'yla, Ferdi Baba'nın evinde, projektörle.
Naz'la, Bahçeşehir stüdyosunda. Nila'yla Doğa da vardı hatta.
Erencan'ın ödevine yardım amaçlı bir fotoğraf, Beşiktaş'taki minik ve an itibariyle pis olan evimizde, odamda. Eskişehir'den yeni dönülmüş, banyoda bulaşık yıkarken aradan bunu çıkardık. Casdechute beyimizdir kucağımda bulunan.
3 - Mimi made me Lysim as you know it
"I'll give you everything", tanışma, kaynaşma, ilk çekim, 2006 yazı, İstanbul.
"Eau D'Bedroom Dancing", ikinci çekim aylar sonra gerçekleşir, arkadaşlığın temelleri de bu dönemler atılır, babaevi Etiler, 2007'ye yeni girilmiştir, kıştır.
"Life on Mars", yine bir Lysim/Brandon ve Casdechute ortak yapımı, 2007 yazı, Eskişehir yolundan bi gece evvel, Mimi'yle Oge veletlik arkadaşlıklarını öğreniyorlar sayemde, Sopranos'un temelleri atılıyor.
"Walking Zero", 2007 yazı, Elmadağ'da şahane bir evde, hastayım aslında.
"Will", 2007 yazı bi akşamüstü, pinekleyip pasta arzularken. Gerçek ben'lerden.
Bakınız: crystalwrists @ deviantart
Şarkılar...
Mimi'ye Will verelim hemen lafı geçmişken.
Eda'ya Eau D'Bedroom Dancing verelim.
Oge'ye Gimme Gimme Gimme (A Man After Midnite) verelim.
Vuzi'ye Fighter verelim.
Kendime de Summer veriyim.
Rüya.
Geçen Feyza öptü beni rüyamda.
özetlen... cevap kağıdı
lütfen biriniz şu pinhani'ni vokalcisine bi nane limon kaynatsın, genzi dolmuş çocuğun, şarkı söyleyemiyor yazık
0 makbule . Kaan Ilgaz3-
Partinin yerini şaşırdım. İçimde zannettim, dışımdaymış.
5-

bek tu dı fiyuçır.. mekanın adını anımsayamadım, alsancakta bir yer.
Ş a r k ı l a r a
g e l e l i m
1-pinhani'ni vokalcisi için, ezginin günlüğü'nden aşk bitti. türkçenin düzgün kullanıldığında neye benzediğini görmesi umuduyla..
2-eylül için, hande yener'den romeo. içimden geldi, değerini bil.
3-recep tayyip erdoğan için, interpol'den evil. çok hoşuna gideceğinden eminim.
4-zekeriya beyaz için, yolgezer'den refika.
5-kendim için, manhattan transfer'den the offbeat of avenues.
not: rüya görmüyorum.
özetlen... cevap kağıdı
Varan 1
black20 adinda garip bir sitenin new york karargahli bir seyler yaratma fasilitesi olan sirket oldugunu ve de net_work adli seri'nin dehsetengiz derecede felsefi bulundugunu belirten II. Tchukalkan vahsice kabilesi tarafindan cannibalize edildi.
Olayin merkezinde yer alan yakisikli david price the middle show'un olayla alakasi olmadigini belirtmesine ragmen net_work ekibi bu vahsetin onlarla alakali olabilecegini belirtti. Ep 23 percussion eruption'da verilen tribal primitif davranis ornekleri butunu toplulugun narin modernizasyonunu yeniden sekillendirmis olabilecegini belirten antropologlar cesitli csi new york siyantifik polisleri arastirmalara devam etmekte. Olayin cekirdegine kendini koymus olan www.black20.com buuzun suredir hakettigi reklam karsisinda cok yerinde bir basin aciklamasi vererek
"there's nothing as bad publicity!" dedi.
Yukaridaki alintida ise guncel sosyal fenomenlerden cloth related death ana basliginin alti bir guzel cizilerek yardiriyor.
Pigeon Circles fenomenini benimseyen organik aztek kabilesi ise bu oyunu ulusal oyun haline getirme calismalarina son hizla devam etmekte. David Price ise oh my god dedirttirecek derecede seker.
Kisacasi yardir!
Varan II
Overheard in XX fenomeni. Daily quotes ve de insan prototiplerinin memduh sevket esendal tarzi yansitildigi bir siteler dizisi olmakla beraber globally yardiriyor. Aslinda quote vermeye megilli ve de gundelik konusmalari kreatif katsayisi yuksek olan sitedaslarimiz icin yeni projelerin dogusunu da tetikleyebilir. Let's have a quotes day diyerek oncelikle linkleri veriyoruz sonrasinda ise kendi usulumuzde overheard ceviriyoruz.
altvaran 1; Overweight black ghetto teen: For some reason I like reading books about drugs, 'cuz I don't got too much weed.
altvaran 2; Trendy young woman: I was sent here on, like, a mission...
Wells Fargo downtown bank, Skyway level
altvaran 3; Blonde Coworker from Alabama: I like Mexicans, their children are always so well-behaved in laundromats.
altvaran 4; Drunken hot girl: So, I tried to take a picture but the shutter is stuck.
Dude: Tried?
Drunken hot girl: Yeah, I tried.
Dude: Do, or do not... there is no try.
Drunken hot girl: Wow! That's good. Who said that? Shakespeare?
Dude: (shaking head) No. Yoda.
Drunken hot girl: Really? Well, Shakespeare, Yoda, same thing.
varan 3: Quotic
"abi ilcemizin chat'i var." by xeno
"koyumu buldum" by xeno
"ataturk'u blurlemeyin!" by didi
"istanbul'un tsunami tarihi" by yasar celep
"Marmara'da ancak tsunamicik olur" ibid.
"Tsunami Generation" ibid.
"let's make love and listen to ravi shankar from above!"
"bizi meshur edip hayatimizi bile kurtarabilir hani 301 den cezaya carptiriliiz avrupa bize kucak açar falan"
"korkuorm abi tek basima bilgisayar oyunundan" by xeno
"korkuorm, abi bana çoban lazim boyle gutcek beni" by xeno
"ondan sora bakkaldan sakız almıstım" by su
"casdechute: hnn neden punk? cehenneme gitmeden melekler bu soruyu sana sorucak: eeeey su neden punk?
su: ehuehueheue
casdechute: baban da mi punk'ti, odip mi yasiyorsun?"
özetlen... ödev
Gençler Mülksüzler'i açın, güzel program var: Facebook: Yeni Panoptikonlar ve Denetim Toplumu
özetlen... mülksüzler radyo

Degiskendim ve de karanliklardan cikmaz, cesitli kimlik sorunlari yasar oturur rituel falan yapardim. Ekstrem depresif oldum mu tartisilir ama tek gercek cok karakterliydim. Ondan dolayi keep your distance - amon tobin kendime armagan olsun?
sonra cengaverimsi bir seyler oldu bana, efsanevi bisiler yasadim yuzum isik gordu, ozguven yerine geldi boyle pozlar vermeye basladim. O donemlerde evergreens' idim. Simdi casdechute oldum. Evergreens' icin. . . 
Ben, ben olmadan once ve olduktan sonra benligimin buyuk parcasi na iste bu erkeklere bagli oldu. Onlar bendiler. Ruyalarimda besledigim erkeklerime. . .
fransa'da lucarne cekti bu resmi edoliedola da oradaydi, o donemki ben icin cok uygun geliyor nedense. Kararli kas yapisina dikkatinizi cekerim, gelecege sert bakislar ama bir o kadar da yumusak altmetinlerle bakiyor. Korkuyor? Korkmuyor? Gelecegime. . .
annem sen sapiksin dedi. hakliydi da. tersten buyudun sen evladim derdi. yine hakliydi. Ben de bu kadar hakli olan bir kadina benzemeye calismis olabilirim. . . Anneme. . .
Sonra boyle abuk pozlara girdim. Kitaplar neyin, ojeler, aseton falan. Hayatin ozunde bu vardi, dumura ugrayip kalmak ise kalici bir haldi. Aynen dususun, dusme eyleminin de kalici bir durum oldugu gibi. Bir kere abuk oldun mu. . . Abuk pozlara. . .
özetlen... brokoli, cevap kağıdı, nezle, ödev, rewind and press play, sebze, trieyti
Flash flash; "Uzun süredir rahatsız olan ve evinde bakılan Saniye Çoban`ın (bugün) 20.03.2007`de evinde yedisi yapılarak mevlüt okutulacaktır!"
Son dakika haberi; "korubabaya su geldi!"
"adem parlar evleniyor"
bu bi haber.
anladın mı?
koyde kac kisi usd ve euro kurlarini bilme ihtiyaci duyuyor? USD ile bu koyluler ne yapiyor? Enteraktif koy CHAT hizmeti koy kahvesinin yerini tutabilecek mi? Kac koylu duzenli olarak bu siteye giriyor? PEKI bu haberlere puanlari kim veriyor? Neden veriyor?
malatya arapgir çakırsu köyü web sitesi
kafa sesi: ulan taşak geçtiğimizi görseler nasıl sikerler ha.. korktum bunlardan ben içten içe.
özetlen... oha
Bu sanat hayatı denen nane her istenilen anda başlatılabiliyor sanırsam. Yani diyorum ki bunu başlatmak için bir bok yemeye gerek yok; en azından görünen o.
Fatih Erkoç'tan bahsediyorum. Tek artısı iyi bir enstrümanist olması. E iyi de gerisi? Tıss...
Adam 20. sanat yılını kutluyormuş, neyle kutluyor peki? Ellerim Bomboş adlı trişka eseriyle. Şimdi adama sormazlar mı, "Peki birader sen bu sanat hayatına hangi şarkıyla başladın?" Adam Ellerim Bomboş ile başladı, onunla ekmek yedi, şimdi 20. sanat yılını da aynı şarkının remiksiyle kutluyor.
Demek ki garibanın elleri hakikaten bomboş.
Hayır sıkıntı şu: Ellerim Bomboş gerçek anlamda bir klasik olsa eyvallah, ama o da değil. Şarkı bariz biçimde ucuz pop prodüksiyon kokuyor. Hiçbir anlam ifade etmiyor. E bu durumda dinleyenlerin de elleri bomboş.
"Fatih'in İstanbul'u sıktığı yaştasın hocam, bırak bu sevdayı, vazgeç müzikten!"
Not: Son eleştirime makul cevaplar yazarak beni mutlu eden kimseler, bu notum size:
1-Müslüm Gürses gerçekten de kötü bir müzisyen, 3-5 komik cover yapması ya da sevimli olması onu bizden yapmıyor. O adam hala kendisini jiletleyen, kavga çıkarmak için fırsat kollayan, şehir hayatına uyum sağlayamamış bir grup "kardelen" dinleyici kitlesine ait. 35 sene insanların yaşama sevincini ellerinden alan eserlerle piyasaya hitap ettikten sonra 3-5 sevimlilikle kendisini kabul etmemiz mümkün değil. Kıro dediğimiz şeyler hala kıro olarak yaşamaya devam ediyorlar. Bizi güldürmeleri onları non-kıro yapmıyor :) Ayrıca Müslüm Gürses, soyadına inat, yarım oktavlık bir ses aralığının adamı, nasıl beğenilebilir ki?!?
2-Aysel Gürel Ünzile'yi yazmış olabilir, doğrudur. Hatta utanmadan 1945'i de yazmıştır. İşte tam bu yüzden Türkiye'nin en kötü şarkı sözü yazarıdır. Çünkü bunların üstüne, geldiği noktada kalmayı sindiremeyip Ballı Lokma Tatlısı seviyesine düşmüştür. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Hani bir dönem Türk Sinemasının ünlü isimlerinin, "Ne yapalım, seyirci bizim porno filmlerde oynamamızı istiyor, her şey halk için." demesine... Seyirci sen neyi verirsen onu alır. Bülent Ortaçgil'ler, Fikret Kızılok'lar, Ferhan Şensoy'lay, Tarık Akan'lar neden halk dalkavukluğu yapıp ucuz prodüksiyon adamı olmadılar? Neden kendi dillerini korudular peki? Demek ki her zaman halka istediğini vermiyormuşuz! Aysel Gürel'in bu son dönem embesil şarkı sözlerini yazarken hiçbir bahanesi yok, çok muhtaçsqa başka meslek yapabilir, ki muhtaç durumda olmadığını biliyoruz. E, eskilerin dokunulmamış, tertemiz, akıllarda yer etmiş şarkılarına imza atmış olarak kalmak varken bir takım embesil işlere imza atıyorsa o halde bu kişi için gönül rahatlığıyla "kötü şarkı sözü yazarı" diyebilirim. En azından ben diyorum, ve bu sebeplerle diyorum. Sizi bilemem, sizin hayatınız sizin hayatınızdır.
Sevgiler,
kaANILgaz
Bir bıçakla rüzgar sokarım içime...
Tokalarımı posta kutularına atacağım. Bir kalkabilsem ayağa, yani sabah olunca... Yüzünün tamını hazırla, bütün kuşlar havalanacak. İçlerinden 'o' olan kuş mektubumu kapıp kaçacak. Gökyüzünde bir arya 'Arya besk'. Çiçeksiz, renksiz, sessiz betonların arasına düşecek. Diyecek ki; insan hayatta bir kez ölür arkadaşım. Bir kez orgazm olur, bir kez yemek yer, bir kez güler, bir kez ülkesiz kalır, bir kez sadece bir kez aşık olur ve sadece bir kez acı çeker... Dilini konuşmak istiyorsan, seni bekliyorum.
Gelmeyesin sakın. Yalan çünkü yazılanlar. Ben beklerim, bekliyorum. Sadece gelmeni, gelmeyi istemeni. Varmanı değil. Gelme sakın. Gelirsen ben olmam burda.
Rüzgarlarım var sadece. dokunulmasın isterim.
Ben severim, özlerim, beklerim ama sen gelme.
Geldiğinde hiçbir şey gerçek kalmayacak.
Oturmuş içimi yalayan bir sığınak kusuyorum. Baştan beri yalancıyım, bak ölüme bile inandım.
Olur ya hani. Belirsizlik güzeldir, iç gıcıklar.
Sorularınla beynine kıymıklar batırır durursun.
Mutlusundur.
Adı konduğunda hepsinin göç edeceğini bilirsin.
O an dursaydım. Sen tam kafanı hafif sağa yatırıp tebessüm ettiğinde.
Bana bakmıyorken. Gözlerinden sevdiğin kadın akıp giderken.
Dursaydım. Masadan bardağımı kaldırırken. Bardağımı hep havada tutsaydım.
Dondurabilir miydim zamanı?
Kolumu ne kadar bu şekilde tutabilirim bilmiyorum.
Sana hiç dokunamayacağımı bilerek, sesini duyamayacağımı.
Ama tebessüm ediyorsun, nadirdir, ve gözlerinde sevdiğin kadın.
Bardağım dudaklarıma vardığında senin postakutunda bir toka olacak.
Lastiği gevşemiş, soluk renkli.
Sinirine dokunan.
Toplamazsan olmaz, toplasan gerektiği kadar kavramaz.
En iyisi bardağı hiç kıpırdatmamam.
Sen gelme. Ben bekliyorum.
özetlen... otel perdeleri
fotorafların her biri, sırasıyla; babam, annem, ben, dila ve eylül tarafından; ve her bir şarkı o fotorafı çeken kişiye, o fotorafa, ya da fotorafa ait herhangi bir dinamiğe adanmıştır.
onun gözündeki eda orada kaldı. kuzeninin doğmasını beklerken hastane bahçesinde "merak eden, soran eda". blackbird benim ninnimdi.
bu fotorafın burda olmasının iki sebebi var. birincisi, o zamanlar bütün fotoraflarımı çeken kişinin babam olmsı dolayısıyla annemin "bunu ben çektim" diyebildiği tek fotorafım olması, diğeriyse, tabii ki, hayatımın en büyük ironisi oluşu.
10 yaşındaki ben'in elinden. aynı oda, aynı masa, aynı kapı...
(buraya koymayı düşündüğüm diğer resim ve müziklerin halka açık olmaması dolayısıyla böyleeğlenceli bişey çıktı ortaya)
saçlarıma ilk yeşiller düşmüşken. "supercalifragilisticexpialidocious" diyebilen tek kişiyim tanıdığım; bir de death var, neil ilk bizi tanıştırdığında.

çok yorgunduk.
büyüdük.
Fotoğraflar:
Bu fotoğrafı ben de yeni keşfettim, renkler beni benden aldı götürdü adeta sayın kişiler. Sağ alt köşedeki iki kişi, soldan sağa ben ve abim.
İlkokula başlarken. Ailemin evinde buzdolabının üzerinde duran fotoğrafım budur.
Üniversite yıllarımdan bir enstantane güzel okurlar. Arada geçen yıllarda bir takım dövmeler eklenmiş, saçlar farklı farklı renklere boyanmaya başlanmış gördüğünüz gibi. Arkadaki duvar, o zamanki odamın ahşap paravanıydı ve paravanı cetvelle çizerek bir günde boyamıştım.
Beni tanıyıp da bu halimi bilmeyen yoktur pek. Bilmeyen de öğrensin diye koyulmuş manasız ve sivilceli bir resim.
Eski sevgilimle çekilen nadir fotoğraflarımdan biri. Kendisini ifşa etmemek adına yüzüne bir çarpı koydum açıkça belli olduğu gibi.
Son halim. İki cümle olsun diye yazıyorum bunu.
Şarkılar:
Kendime: Buffy the Vampire Slayer/Once More, With Feeling OST - Something to Sing About
İleride yatacağım tüm insanlara: Boyskout - Back to Bed
Bugün konuşanlara da 3 şarkı olsun yormayın beni:
Rasputina - Howard Hughes
Alesana - Ambrosia
Jack Off Jill - Vivica
Rüya:
Son aylarda tema olarak sık gördüğüm barışma girişimi ve bu girişimin yürümemesi rüyasını gördüm dün yine. Rüyalarım bile dandikleşti kaç aydır.
özetlen... cevap kağıdı
tepeme bi 10 dk kimse konmasın lutfen.. hytımda ilk kez ilk ödev teslim eden oluyorum, bırakın zaferimi yaşayayım :P, ehuehe şaka nan, herkeş yazsın
11 makbule . prissÜzgünüm örtmenim ama 5 den fazla resim ve altlarında 2 cümleden fazla açıklama olucak... özet işi bana göre deil, geniş zamanların, mekanların insanıyım zira...
Sonrası memur çocuklarının makus kaderi olarakdan doyamadan ayrılınan-dooru mu yazdım la?!- kişiler, şehirler /işte buyüzden tanrı feysbuk u korusun :P/... orjinsizlik, bi gönül raatlığıyla kök salamamalar, uhdeler.. yine de kusursuz yıllardır ilk 90lar...
- İST / 2000'li yılların en bi başı.... Lise....

Hayatımın içine etmekte olduğumu farkedemediğim, ekşını,entrikası bol, bi garip zamanlar...
Blind Guardian'la ortadünya düşleri, abartıp elfçe öğrenmeye kalkmalar, modasahil, seçil, korkunç saç kesimleri ve renkleri, tavan yapan aitsizlik hissiyatı, kalp kırıp kırdırtmakla geçen kayıp, zayi, yitik ve fakat hatırlandıkça gülüp geçilecek yıllar....
- İst/Üni
Üniversitenin ilk yıllları... internet, yeni ve gereksiz çeşit çeşit insan & ortam... kalabalıklar içinde kendine yabancılaşmalar, 3 gün-3 ay skalasında ardarda ilişkiler ve derken sonradan her yorgun ve kirli hissedildiğinde yapılması gelenekselleşecek şeyi yapıp, saf, yücegönüllü ve aşık bir adam bulunup ruhu, temizlemek ve evcilleştirmek üzere ona teslim etmeler... ve garip ama ömrünün en huzurlu 2 yılını o adamlardan biriyle yaşamak ve kendinden başkasını sevebilmeyi öğrenmek... ya da öyle sanmak...Nihayetinde bırakılmış bir okul, yamulmuyosam sol altta göreceğiniz evhali, perçinlenen bira&çiş kardeşliği, hissizlik... kısaca kayıp 1 sene kalmıştır elde... bu arada yaşanabilecek en b.ktan şey de gelmiştir başa ama anlatmam onu da... anlatamam...
Gel gelelim, sonuçta kişi yontulmuş, deyim yerindeyse acıyla terbiye edilmiştir, istediii kadar dirensin... büyümek zamanı gelmiştir ...
- Şindi :
Geleneğe geri dönüş... kişi muhtemelen korkunç bir hatayı 2. kere yinelemiştir.. 1 ken 2 olunmuş, "beni iyi bir insan yap" hissiyatıyla babadan sonra en çok değer verilen adama bi kere daha sığınılmıştır. Fakat çift olmak, sorumluluk, bağlılık gibi hususlar bu bünyenin hala geri kusacağı kavramlar arasında yer almaktadır. Tüm olanlardan sonra karşımızda Barney leşmiş, içi boş bi adet priss bulunmaktadır...Ve unutmayınız ki aynı priss olayları abartıp dramatize etmekde yadsınamayacak derecede ustadır da.. âdeta bir dramaqueen dir kendisi... acı çekiyodur elbet ama genel olarak comfortably numb bir hâlet-i ruhiye içindedir artık...
Ödevin en sefdiim kısmına geliyim; şarkı&türkü hedaye etmeler :
- 4 whoosie : örtmenim canım benim, bu şarkıyı ben pek çok seferim... Roisin Murphy - Off & On
- 4 pudra : Shocking Blue - Send Me A Postcard... ( anladın sen onu =)) )
- 4 brandon : aslında ilk bu nu düşündüm ama etkilerini kestiremediim için pek sevdiim birinin şusunu da iliştiriyorum. bu durumda 2 hedayeniz oluyor hanımcım...
- 4 porselen kertenkele : pain of salvation-undertow- ama bu canlı kaydı, daa başka bi güzel... yine de canın sıkkınsa falan hiç bulaşma derim cicim...
- 4 priss : napiim başka kimseyi tanımıom burda ( zaten tanıdıklarımı ne kadar tanıdıım da şüpheli ya.. whoosie i hiç tanımıom mesela ve 10 dk fln gördüüm pors.kertk. bile onun yanında daha tanıdık kalıo.. sefillik dizboyu kısaca..kapa parantez... )
canım kendim, bu şarkıyı duyunca sen geldin aklıma, dinle bak çok seviceksin ( böhüh, düştüüm hallere bak <=( ) : Nellie McKay- change the world
- son görülen rüya : son bikaç gündür ana rahminden kazınarak alınmış /literatürde kaşık yöntemi die geçer/ hiçbi zmn yaşamayacak olan bi bebeği görüyorum, kafasında çokca saç var, ve kocaman siyahımsı gözleri... aslında annesinin küçüklüğüne benziyo daha çok... ve tam uyanmadan önce de gazeteyi açıp "ferda anıl yalkın, daima kalbimizde yaşayacak..seni hiç unutmayacağız" türünden bi yazı gördüm...öldü mü kaldı mı nedir bilemiicem artık...
özetlen... cevap kağıdı, okula devam ediyorum bu arada =)))
evet, ilk whoos ödevine hoş geldiniz diyorum...
merak etmeyin, çalışmadığınız yerden sormicam...
şimdi, eklektik bir düzende olacak olan ödevimizde, önce kendi tarihimizi 5 resimde anlatıyoruz. resimlerin oto-foto tarzında ve tarihsel-kişisel gelişim sürecinde olması tercih ve artı puan sebebidir kesinlikle. bunun yanında her resmin altına 2 cümle yorum yazıyoruz.
bunu bitirince 5 kişiye birer şarkı armağan ediyoruz.
bunu da bitirince en son gördüğünüz (ve hatırladığınız) rüyayı anlatıyoruz.
bu kadar.
bildiğiniz (ya da tabi ki bilmediğiniz) üzre ben derin duygusallıklardan bıkmış bunalmış bir insan olarak kelimelerden olabiliğince kaçmaya, olmazsa onları maymun etmeye çalışan bir insanım, o yüzden bu tarz bişi seçtim. umarım ki beğenir ve yapmaya karar verirsiniz.
kolay gele
özetlen... ödev
üsküdar beşiktaş taşıma motorlarından birinde, dış demirlere yaslanmış öylece dururken, bir anda ayakkabılarını, montunu, çantasını çıkarıp bir kenara bırakıyor. atlayıveriyor birdenbire marmara'nın karanlık mavisine. boğaza son bi bakış atmıştı belki bunu yapmadan önce. boğazın kaltak sarı lambalarına son bi' bakış. boğazında dizili onlarca cam bilyeyi orada bırakmak için. unutmak için ardını ve ağrıya bir son vermek için. sonsuzluk ağrıyı keser mi? bilmem. intihar, son ihtardan sonra gelen o "çotankk!" sesi ise; evet, sonsuzluk ağrıyı keser belki de.
çocuklar ve hayvanlarla. susup sular gibi sessiz. ayça için ıslattık gözlerimizi bugün. ki o çoktan gitti bile. ne pedodonti duvarlarında yankılanan çığlıklar, ne onların gerip gevşettiği yaylı sinirlerim, ne öksürüğüm ne başımın ağrısı, ne canımı sıkan bitirme tezi konusu ne sınavlar, ne bu boktan havalar, ne emre baydın'ın ağlak akılsız "güvenseydim ya da şşalıverseydiiiem" leri . bugün sadece bir kereliğine ve uzun uzadıya, hiç tanımadığım biri için üzüldüm. bu da benim yabancılık ödevim olsun.
hoşçakal ;
EP 3
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
santaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
- (G) Santa (G) - :
What can I do for you, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
say that you love me, and then i’ll go…
- (G) Santa (G) - :
I'm no talking doll.
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
do you love me snta ?
- (G) Santa (G) - :
Ho ho ho! Of course I like you :-)
Ok aksoy_sena, we could really use your help in the factory. We play
a game up here called Factory Frenzy. Would you like to play?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
yuppiiii i love you too santa
Well, I love you too, aksoy_sena! What do you want
for Christmas, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
lets get married !
- (G) Santa (G) - :
Remember, aksoy_sena, I keep a list. And I check it twice.
woow what does it mean santa ?
- (G) Santa (G) - :
What does what mean?
are you warning me ?
No, I don't play that game.
Ok aksoy_sena, we could really use your help in the factory. We play
a game up here called Factory Frenzy. Would you like to play?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
Ok aksoy_sena, we could really use your help in the factory. We play
a game up here called Factory Frenzy. Would you like to play?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
santa
- (G) Santa (G) - :
What's happening, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
you're strange
- (G) Santa (G) - :
So are you! Anyway, what else do you want to know about me...
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
fuck you freak :n
- (G) Santa (G) - :
Well, it looks like you're getting a big pile of coal this Christmas!
Ok aksoy_sena, we could really use your help in the factory. We play
a game up here called Factory Frenzy. Would you like to play?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
forgive me santa *snif*
- (G) Santa (G) - :
No apology necessary!
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
- (G) Santa (G) - :
Come on. You know better than to say things like that, it's rude.
What do you want for Christmas, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
- (G) Santa (G) - :
So long, aksoy_sena!
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
it was really nice to talk to you santa
- (G) Santa (G) - :
Nice talking to you too, aksoy_sena. Happy holidays!
İyi Niyet Kutusu... / is so F*cked up... / :
bye
- (G) Santa (G) - :
:-)
- (G) Santa (G) - :
Until we chat again, my friend!
Hey Santa, are you there ?
- Santa -:
I'm here.
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
i'm waiting for you
- Santa -:
No kidding? How does it feel to be waiting for me?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
BORING !!!!
- Santa -:
OK. Be that way.
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
santa
- Santa -:
What's happening, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
it hurts when you talk like that
- Santa -:
Let's just say I was too young to realize what was happening.
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
santa
- Santa -:
What can I do for you, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
last fm isn’t scrobbling the songs i listen
what should i do
- Santa -:
Last fm and others have been a constant source of disappointment.
Just tell me what you want for Christmas this year!
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
hey i won't let you talk like that about last fm !
- Santa -:
I hope you thought twice before deciding that you would not let me talk
like that about last fm. When you're done, tell me how it was.
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
last fm is my temple
Last fm and many others!
Ok aksoy_sena, we could really use your help in the factory. We play
a game up here called Factory Frenzy. Would you like to play?
and music is my religion, man
- Santa -:
Music sure is.
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
so what kind of music you listen ?
- Santa -:
Nothing much really.
And what do you want for Christmas, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
i adore all those norwegian musicians
- Santa -:
No kidding? What's that all about?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
you know sondre lerche, kings of convenience, röyksopp and so
many others... but i'm not fancy of those death & black metal freaks...
- Santa -:
I know, I know. I just hope you won't get mad at me.
Ok aksoy_sena, we could really use your help in the factory. We play
a game up here called Factory Frenzy. Would you like to play?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
Actually i think i like 60s mostly *hımm*
- Santa -:
That sounds great! What else do you like?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
i like you :D
- Santa -:
Well, now that's something special! What other things do you like?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
all the things about you ... your big, fat belly, and sexy beard
- Santa -:
Really?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
sure....i think you're hot !
- Santa -:
Really? I'm not sure about that.
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
you know people may say that you're old... maybe a little dotard...
but viagra takes care of everything
- Santa -:
Come on. You know better than to say things like that, it's rude.
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
haha we'll see my funny valentine...
- Santa -:
Interesting!
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
not interesting at all
- Santa -:
What was that?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
lets dance !
- Santa -:
Hmm...
What do you want for Christmas, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
lets dance
- Santa -:
My elves will get right on that.
And what else are you wishing for this year, aksoy_sena?
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
i kiss you if u don’t
- Santa -:
Get your head out of the gutter!
İyi Niyet Kutusu... / until we chat again, my friend ! /:
sorry
- Santa -:
No apology necessary!
özetlen... Pembik Dizi Vol1




