Bulgarların Tarkan'ı diyebileceğimiz Azis adlı şarkıcının aşağıdaki iki videosu üzerinden Bulgar toplumunun estetik ve sanat anlayışını sorgulayınız. Bunu Türk toplumunun algılarıyla kıyaslarsanız eminim daha kapsamlı ve açıklayıcı bir makale olacaktır (Bknz. emir veremeyen hoca). Alt sorgu olarak cinsiyet algısını da kullanabilirsiniz, bonus olarak eklerim gayet.



Geçen RTE The Music Band oluşumundan Maybe'nin, bugün de Sub Entrance'dan Ezgi'nin blogumuzu sevip okşadığını farkettim ve onları link listemize kaydettim. Bunu yapmaktaki amaç hem teşekkür hem de onları desteklemekti. Bu bağlamda pek sevgili hemetör guruplarımıza sesleniyorum, evet bilokumuz günde epi topu ortalama 70 ziyaret 100 kadar da tık alıyor olabilir, ama size burda yer vermekten zevk duyarız, ha bu delilerle ne işimiz olabilir diyorsanız o ayrı. Biz sizi seviyoruz canım.

trent reznor'un müzik şirketlerini ters köşeye yatırdığı ghosts XXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
blush XXXXXXXXXXXXXXXXXXX
woven hand XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
029ur nağmeleri XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/

not: kadeşütüm, ödevine reklam niyetine limon sıktığım için özür dilerim, devam edin siz ben yokum sayın. öperler.

monogamiyi değerlendirmek belki de poligamiyi değerlendirmekten geçiyor önce. zira birini bile elinde tutamayan bünye, çoğunu nasıl idare eder, ki birinin ağırlığı bile dünyalara bedelmiş, ömrümüzün son 4 ayında buna şahit olduk. ayrıca ruhun stabilizasyonu açısından flörtün bile monogamiğini makbul görüyorum. yoksa hayatınızda ilk kez adlarını hatırlamadığınız bir insan güruhu sizi iyiden iyiye rahatsız edebilir, bu da oldu. ve her gelene yeni çarşaf serme gibi bir adetimiz de varsa millet olaraktan, parasız ve çarşafsız öğrenciler olarak çuvallayabilirsiniz, ya da sadece umrunuzda değildir, ama hijyen diyorum bu noktada. bir virüse maruz kalmak on farklı virüse maruz kalmaktan iyi olsa gerek. ki kimse antivirüs değil bu devirde. hadi diyelim nezaket ve hijyen kurallarına riayet edebilecek kudretiniz mevcut asil bedeninizde, ya ellerin üzerinizde bıraktığı izler? hiçbir duş jelinin bu konuda faydalı olacağına inanmıyorum. ve duvarlara sinen sesler, pencere camına yapışan insan buharı filan. herkese aynı hikayeleri fısıldayacaksanız bu işin eğlencesi de olmaz, ama sıradan bir hayalgücüyle ne kadar çeşnilendirebilirsiniz ki sekse doğru giden öykülerinizi?

ama emin olun monogami de tek başına faydası olan bir şey değil. bolca sabır, kendine hakim olma kapasitesi, kendine güven kapasitesi, ağlamamayı becerme kapasitesi, demoralize olmama kapasitesi, bazen gülüp geçebilme kapasitesi, bazen yanına yaklaşmama kapasitesi, susma kapasitesi, içine atma ve içinde tutma kapasitesi, hep kendini yenileme kapasitesi, hep destek olma kapasitesi, hep mutlu edebilme kapasitesi falan gerektiriyor. sadece sevmek ve sadece onu sevmek sanırım asla yeterli olmayacak.

Monogami size ne yapti?

sanırım beni insanileştiren bir şey kendisi. kendime ve karşımdakine karşı. fakat o monogamik ilişkinin içinde kök salan her şey insanın boynuna dolanıp onu öldürebiliyor yapayalnız kaldığında.

Monogami nasil yardimci olur?

hayal kurdurur, hayat kurdurur, düzenlilik sağlar (alışkanlığa dönüşmesi gibi bi tehlike mevcut tabi), başka da aklıma gelmedi bir şey.

İki monogami alana bir ne verilsin?

apartıman dairesi ve düzenli bir iş olacak cevabım.


oh be uzun süreden sonra ilk kez rahat rahat sınavımı yaptım, saçmaladım ama valla doğruyu söylüyom hocam, samimiyim.

NOBRE NOBRE NOBRE NOBRE MARSİYOOOO NOOOBREEE

başka hiçbir takımı yenmek GS'yi yenmek kadar tatlı olmuyor


düşündüm de bu taraftarlık mevzuu monogamiye en yakın şey değil mi kardeşlerim!
Bağlama 1: Yensen de yenilsen de seninleyiz
Bağlama 2: içimdeki beşiktaş aşkı bambaşka
Bağlama 3: Yer siyah gök beyaz

Öyle bir sadakattir ki bu a dostlar, elaleme rezil olursunuz sekiz sıfır yenilip tarihe geçersiniz, evde gizli gizli içlenir köşelere çekilirsiniz yine de bırakamazsınız
İşte böyle birşey monogami
koşulsuz sevgi kelebeği

HOCAM, BRANDON, KARDEŞLERİM: Aşağıda görmş olduğunuz çiçek çocuk, sarı fırtına, ilkokul aşkımız, yeşil sahaların incisi şevval sam dahil vakti zamanının bütün fıstıklarını daha beş yaşındayken onikiden vurmuş güzel bir abimiz olup komaya, dayılığıya, komadaya veya komadayılığa en müsait mertlerdendir
BU KEZ KIESLOWSKİDEN DEĞİL
BU KEZ ÖZ BE ÖZ İNÖNÜDEN
METİN-ALİ-FEYYAZ ÜÇLEMESİNDEN
METİN as komadayı



Monogami.
Hayatında yeterince drama olanlar için.

Veyahut

Ağız ve diş sağlığı için Türkiye Dişçiler Kumpanyası'nın tavsiye ettiği Monogami'yi deneyin. Orada burada yiyiştiğiniz tanımadığınız insanlardan mikrop kapmaya, uçsuz bucaksız uçuklara, alkol kokusuna son!
Hızlı geçen alt yazı: Monogaminin tamamen organik ve doğal olduğu klinik testlerle kanıtlanmıştır. Vadedilen sonuçlar için partnerinizin de monogamiyi benimsemesi ve alkol kullanmaması gerekir. Aynı partnerle uzun süre kullanım, deneklerin %26'sında can sıkıntısı, heyecan isteği, laçkalaşma ve saygı kaybına yol açmıştır. Bilinçli tüketin.

Ya da

Sevgilim bu gece kiminle diye merak mı ediyorsunuz? İlk defa gördüğünüzü sandığınız iç çamaşırlarını yatak odanızın çeşitli yerlerinden toplamaktan bıktınız mı? Telefonunuzdaki göndereni bilinmeyen mesajlar canınızı mı sıkıyor? Yan komşunun yargılayıcı bakışlarından kurtulmak mı istiyorsunuz?
Belki de artık monogamiyi denemenizin zamanı gelmiştir. İlk 2 ay ücretsiz faydalanmak için hemen sevgilinizle konuşun.

barnağı kırılan pınar'cağzımıza geçmiş olsun diyor, kırık parmak kompilasyonunu da pınar'ın ve sevgili bugün konuşanlar ailesinin beğenisine sunuyorum efendim. hadi hepmiz pınar'ı sevelim, biz de barnaklarımızı kıralım.


işte kırık parmak kompilasyonu veya kırık parmağın fendi ikişarkıyı yendi.

Simdiki odev icerisinde reklamlardan elde ettiginiz engin sterotipik cumleleri ve de yaratici fikirlerinizi yeni urunumuz olacak "monogami" ustunde denemenizi istiyoruz.

Sloganlar disinda resim fikirleri, kisa hikayeler ya da cesitli media zibileri ile calisabilirsiniz.

Monogami size ne yapti?
Monogami nasil yardimci olur?
Iki monogami alana bir ne verilsin?

Kollar sivansin monogamik bugunkonusanlar icin eller havaya!
Gun gectikce sebeklesiyorum. . .

duymak istediklerinin kindar bir mekanizma ile kulaklarından daha derin noktalara zarar verdiğini idrak ettiğin günden beri duymak isteyecek olmana rağmen duymaman gerektiğine şartlanmışlıkların gören kaç kişi yarattığın o kumdan kaleyi duymak istediklerini duymanı sağlayan vaatlerde bulunmak suretiyle ezip geçerek seni kendine dair pişmanlıklarında ibreyi zorlar halde bıraktı?


*istediğin yerden başlayabilirsin.

da-lik

Ben seni bakkala uc kus al diye gondermedim. Bes kus, bir bocek, yarim kalip dana alacaktin. Nerelerde kaldin? Neden sokaktaki cocuklarla konustun?

Bu sesler hala insanin kafasinda donebilir mi? Nereye kadar?

Hayatinin yeniden oldugunun ya da olabileceginin farkina varan atlas silkelendi. Kok salmis komplekslerini ve de etrafindaki uzuntuleri onlara dokunarak yavasca yok etti. Edebilirdi. Tereddut soz konusu degil. Sabah kalktiginda yanindaki adamin agliyor, agliyor ve de yine hayatinda birilerini kaybediyor oldugunu gordu. Buyuk ve de sanli aktorler insanlar. Insan-lik ise dunyanin en eski meslegi.

Arsen Lupen'in rock darbesi yemis versiyonu bana dogru uzandi. Guluyordu. Sarildi, agladi.

Dilenci selam verdi, esselamunaleykum dilenci. Bu da beni korkuttu. Hemingway burada olsa kulaklarimdan ceker beni tavana asardi. Bu da beni korkuttu.

Birden kulaklarima sesler gelmedi, halisunasyon gormedim. Disari cikmaya kendimi zorlarken ne derecede insanlara bagimli oldugumu gordum. Insan-lik dedim, dunyanin en eski meslegi.

Insan-cillik ya da insan-sillik degil, insan-tisizlik hic degil ama insan-lik yani icine insanlarin koyulmaya calisildigi nosyon, onlar icin var olan ama onlarin icinde var olamayan nosyon.

Badi badi ordekler yuruyordu ve bir kac horoz havuzun kenarinda meydan muharebesi girisimindeydi, amerikan olmamasi icin ozellikle tasarlanmis evlerin icinde bir aren lupen cakmasi uyuyordu. Agladiktan sonra holden caulfield onu opecek ve de hic de kulaga hos gelmeyecek bir hikayeyi baslatacakti. Sectikten sonra gerisi kolaydi.

Aglayabilecekti, bu da beni guldurdu.

Peki soyle bir sorum var, neden badi badi yurur ordekler?
Cok soguk olunca nereye gider bu salak kuslar?
Burada kalirlar

Kiliflarinin ya da kaplarinin icine sigmayan insanlar icin ise ikincil duygular kalir, kuslarin yaratmadigi daha yuksek daha yuce. Birincil olanlar ise kilifindan cikmis insanlarin tabanca gibi oldurme potansiyelinden kaynaklanir. Besincil olanlar ise yesil renklidir ve de bu yazida onlara yer verilmemelidir.

I, Holden Cakmasi, Didi Axel De Lille

Insanlik kilifindan cikmis tehlikeli bir tabanca gibi hissettim.
Bilmeniz iyi olur diye dusundum.

Post-it.

kötü hissetmek XXXXXXXXXXXXXXXXXX
kötü hissetmek XXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
kötü hissetmek XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
okulun başlamasıyla gelen sasılık hissi XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
yurda dönmenin getirdiği evim evim güzel evim durumu -öylesine evsizim ki..- XXXXXXXXXXXXX
özlenen insanları görme arzusu XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
bissürü çekim planı XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
geceleri uyuyamamak XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
gelip burda saçmalamayı bile becerememek XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
isteyene 2 !f gökkuşağı partisi bileti XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
okunacak bi sürü leziz şey XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
dinlenecek bi sürü leziz şarkı XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
google'da yapılan ayıpçı aramaların yüzde 30'unda buraya ulaşılması (bknz. püsküllü sex fantazileri kurmak) XXXXXXXXXXXXXXXXXXX
sigarayı -yeniden- bırakmaya uğraşmak -becerememek- XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ölene dek brokoli XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ölene dek strepsils XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
ölene dek molly XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

"Partiye gidelim", "Partiye gitçez mi?", "Hani parti?!" gibi farklı söylemlerle taciz ettiğim Bugün Konuşanlar kullanıcıları belki biliyordur, !f Rainbow Party'nin gizli konuğu John Cameron Mitchell'mış, haberiniz olsun. Casdechute da gelsin.

Yeni banner'ı da pek beğendim bu arada. Hayır, adıma devasa boyutlarda yer verildiği için değil. Suyu severim, hep içerim.

allahtan trekırımız var yoksa asla bilemeyecektik... bu linkte horoskopçuyu (bknz vuzi'nin rehberi) bir spam mail mantığıyla kullanıp üstüne atıp tutan bir forum başlığı göreceksiniz, ama bk'yı sevmişler genel olarak sağolsunlar. yine de buradaki yazıların korunaklığını aklıma getirdi bu durum. neyse ki sadece saçmalıyoruz ve şahsen kopi pest edilmesi umrumda değil. yine de dağılmasını istemediğiniz şeyelre dikkat edin derim ben. çok alakasız yerlerden izleniyoruz, hoş tabi ama aman diim.

gece saat üçten sonraki bekleyişler çok korkunç. gece üçten sonra nette hayat olsa bile herkes uyur. biliyorsun. herkes müzik açık uyuyor.

seni çok seviyorum biliyorsun di mi. sabah ezanına dek dayan nolur.

Oturarak fazla içmek tehlikeli: insan içkinin etkisini ancak ayağa kalktığında hissediyor. O zaman da, artık gitmek mümkün olmadığından geri oturuyor ve asıl dertler o zaman başlıyor.
Bir gecelik maceralar hüzünlü, ama çok hoş oluyor. Normalde denemek için aylarca beklediğiniz hareketlere cesaret edebiliyorsunuz. Yabancı bir dilde en belden aşağı lafları edebiliyorsunuz: "Give me your pussy", "Lick my balls", "I want your ass", "Swallooooooooow!" Gelip geçici ilişkilerde sıkılganlık yok oluyor. Bunu hergün yapabileceğimi bilseydim, o kadar zevk almazdım.

Senden sıkılıyorum.
Ellerini özlüyorum.
Dudaklarım bedenini keşfediyor.
İch liebe dich.
Senin için ıslanıyorum.
İstediğin yaşta, istediğin addayım.

Dünyanın diskotekleşmesi.
-Game Boy'um olur musun?
-Joystick'imle oynaman şartıyla.
Yıkıcı olmak için öznel olmak gerekir.

Benim kuşağımın bütün sorunu bu: anne babalarımızın bizim için öngördüğü hayatları istemiyoruz. Aynen onlar gibiyiz: biz de isyan etmek isterdik, ama kaldırım taşlarını söküp atamayacak kadar tembeliz.

(el emeği göz nuru ama gene de peyst, olsun benim ama gene de hahayt)

1- sıcaklayınca dirsek ve bilek içlerini ıslat
2- üstüne yağ damlarsa tuz dök üzerine
3- aptala yat, her daim işe yarar, özellikle erkeklere karşı
4- birileri seçme veya test için "bir şeyler söyle-anlat" derse asla "ne söyleyeyim" deme, hava durumundan bahset mesela
5- kimseye kitaplarını verme, dönmüyor
6- mısır yedikten sonra su içme, içersen taşa oturma, oturursan halka açık yerlerde dolanma
7- "eyvallah" kilit bir laftır, verecek cevabın olmadığında kullan
8- bir durum için fikrini soruyorlarsa ve sen aslında fikir belirtmek istemiyorsan "çok asortik olmuş" ya da "çok postmodern olmuş" kalıplarını kullan, nereye çekerlerse oraya gelir
9- göze bakıp konuşma alışkanlığı tehlikelidir, asılıyorsun sanabilirler
10- sevimli ol, beklenmediği için daha ağır darbeler indirebilirsin
11- sivilcelerini yolma
12- dolunay varsa, sen varsındır, mutlu ol
13- kendini george sand ile özdeşleştirme, değilsin hayır
14- ciddi bir şekilde öykü yazmaya çalışıp bir süre sonra kendini fasülyeler ve amipler hakkında bir şeyler yazarken bulursan bırak yazmayı, olmuyor işte, başka bir meşgale bul
15- evet, bu evrendeki ve herhangi bir paralel evrendeki en müthiş içki rakıdır
16- insanları yalancı olduğuna alıştır, böylece istediğin doğruyu rahat rahat söyleyebilirsin, inanmazlar. tabi bunun için normal zamanlarda inanılmamanın getireceği rahatsızlığı aşmış olman lazım.
17- dünyada sokak köpekleri kadar güzel kahverengi gözlere sahip çok az varlık vardır, iyi bak
18 - whoroscope gibi çağrışımlara kanma
19- evet, sözler taşlardan daha yaralayıcıdır, ama kalbi kırık bir insanla beyin kanaması geçirmiş bir insan arasında da fark vardır, doğru yöntemle birinin gönlünü almak daha kolaydır...
20- ev temizliği yaparken en az dağınık odadan başla
21- "güle giderken ezilen papatyalardır hayat" konulu sözleri söyleyenlerle tanışıklığını (arkadaşlığını demiyorum bak) gözden geçir, ne doğru düzgün yürümeyi bilmeyenden adam olur, ne de illa ki ezik olana anlam yüklemeye çalışandan
not: illa papatya dolu bi yoldan geçerek güle ulaşacağını düşünüyorsan, papatyaları da topla, hem gül hem papatyan olmuş olur, kimse de abuk subuk felsefeler yapamaz, papatyaların kokusundan kaçınmadan gülün güzelliğine ulaşmış olursun...
22- damak tadı yaratabilmek için bir çok farklı lezzet denemek lazımdır. ama denemekle tıkabasa dolmak aynı şey değildir, oburlukla da gurmelik... az olsun çeşit olsun, yemeği özümsemeye çalışma, tadına bak sadece.
23- her rehberlik edene uyma
24- domates üzeri kekik, tuz ve bolca zeytinyağı dünyadaki en leziz öğündür.
25- piç olmakla saygısız olmak arasındaki farkı gözet, ortam insanı olucam diye yavşak şerefsizlerden olma
26- ağzınla iç
27- kürdan göze girebilen bi alettir.
28- ortalıkta "ben femme fatal'im" diye dolaşan kadınlar aptal kadınlardır, "don juan gibi adamım" diye dolaşan erkekler de gerizekalı erkeklerdir.
29- sonrasında objektif bakabilme yeteneğin varsa önyargı hiç de kötü bir şey değildir.
30- çamaşırları gece asacaksan sabah güneşin nereden geldiğini hatırla.
31- insanları dış görünüşlerine göre yargılamak hata değildir, giyim zevki parayla edinilen bir şey değildir.
32- yaralı ceylan modu bazen işe yarar ama sıkılman çok olasıdır.
33- yazın istanbul'daysan en azından bir vantilatör al ki beynin sana kalsın
34- insanların duygusal olarak kalbi ağrımaz, muhtemelen sinirden mide asit üretmiş, o da yemek borusunda yükselip göğsü yakmıştır.
35- alkım bedavaya vermiyo o kitapları, 6ya bölmek demek ödemeyecek olmak demek değildir
36- hayatta sahip olunacak en büyük erdem muhtemelen sakin bir sabırlılıktır.
37- diğer horoskopçuyu gözünden tanı.
38- üzümü çekirdeğiyle ye
39- insanlara kötü davranırsan isyan ederler, o yüzden tamamen ez, o zaman bir şey demiyorlar...
40- hareketleri tahmin edilemez kişi olmak her ne kadar çekici görünse de, bunu dengeleyecek güven sağlaman gerekir, insanlar da güvenirler zaten dert değil.
41- terimleri bilmiyorsan kullanma, maymun olursun... misantropa filantrop, asosyale sosyopat dersen hepsi karışır, niteleme, anlat, anlarlar... şu kelimelerle yapacağın hata, aynı kelimelerle yapabileceğin bi parça karizmayı hızla dağıtabilir. aynı şey izm'ler için de geçerlidir. pragmatizm ve hedonizm arasında bağ olsa da ikisi çok farklıdır... dekonstrüktivizm ve empresyonizm kelimeleri rahatlıkla dil çalışmalarında kullanılabilir.. izm'ler tehlikelidir, yılan gibidirler...
42- her işin bi sonucu vardır. insanları üzüp "aa ama niye üzüldü hiç istemezdim çok suçluyum" edebiyatı yapma, biri seni üzdüyse de kaşınma olasılığını incele. sonuçlar yokmuş gibi davranma
43- neşeli olmak iyidir, önrü uzatır, sevmeyenlerin canını sıkar vs vs...
44- zamanı iyi kullan, ama dinlenmek ve yatmak zamanı harcamak değildir, boş zamanlarımda kitap okuyorum müzik dinliyorum diyenlerden uzak dur.
45- tadına bakmayacaksan koklama
46- amerika'yı yeniden bulmaya kalkma, ama amerika'nın da hindistanı yeniden bulurken bulunuverdiğini unutma.
47- otlakçılık yapma ki gerektiğinde "aa ne demek buyur buyur" tadında cevaplar alabil.
48- bir haftadır bir pil, 3 haftadır bi toka almayı unutuyorsan, alışveriş listesi yapmaya alış.
49- insanlara kötülük yapıyorken kandini güçlü hissediyorsan bir sorun vardır. hiçbir şey yapmadan yolda yürürken böyle hissedebilmen lazım. kanıt için uygulamaya geçmek profesyonellerin işi değildir.
50- karşı çıkmak adına “sen çok boktan ve rezilsin aslında” gibi söylemlerle gelmek komiktir, laf sokmak bu değildir, biraz daha beyin işidir.
51- yumurtalı ekmek peynir ve reçelle yenmelidir.
52- insanların her sırrını böyle başlıklarda açığa vurduğunu sanmasını sağla ki seni çözdüklerini sansınlar. daha eğlenceli olur.
53- şarkılarla ve özellikle şarkı sözleriyle özdeşleşme. o şarkılar herkesi anlatsın diye yapılyor zaten.
54- imam ol, dediğini yapsınlar ama sen muaf olabil...
55- yalnızlığın bir tadı vardır ve çıkarılmalıdır, tabi ancak istediğin anda aralarına karışabilip yabancılık çekmeyeceğin insanlar varsa...
56- neşeli ol, hayat keyifli, başına gelen kötü şeyler de daha sonra daha çok eğlenebilmen için...
57- bamya asla güzel bir yemek değildir, buna inandırmaya çalışanlardan kaç...
58- duygusallığa kapılıp tutamayacağın sözler verme, vereni de dinleme, dinlersen sonradan üzülme, olay budur maalesef.
59- işaretlere her zaman önem ver.
60- bol bol su iç, vücuda pek iyi geliyor.
61- adam ol adam!
62- içki masasından önce zeytinyağlı ye.
63- sabah ilk sigaradan sonra acilen tuvalete koşman gerekebilir, zor yerlerde ilk sigarayı içme.
64- bir şeyi istiyorsan (ciddi anlamda) peşinden git
65- "insanlar ne der" cümlesi bir çok insanın sonunu getirmiştir, bu yanılgıya düşme
66- senin doğrun, senindir.
67- mantık çoğu zaman hiç bi şeyi tek başına çözemez.
68- kalbini dinle sözü sadece sevgi pıtırcığı yavşaklar için geçerli değildir, çoğu zaman gerekli bir durumdur.
69- kredi kartı kötü bi şeydir.
70- sivilceni patlatırsan kanayacağı gerçeğini unutma.
71- her şeyde alt anlam ararsan hep yanlış anlayacağını unutma.
72- arkadaşını aradığında "kahve bahanedeyim" diyorsa ve orası senin her daim gittiğin yerse, "ya orası neredeydi" diye sormak tekrar b12 vitamini kullanma zamanı geldiğini hatırlatır.
73- cesaretin yoksa aşık olma
74- ateş denizinde mumdan kayıklarla yüzme.
75- büyük hamlelerden önce, sen gene de saçlarını kazıma, her ne kadar yakışabilse de...
76- hatıraların senindir, en kötüsünün bile tadını çıkar, en iyisinin şu an imkansız olmasından daha iyidir.
77- insanlar "unique"tir, sen nasıl sınıflandırıyorsan tam tersi olma eğilimdedirler.
78- mandalina yerken ne zaman küçük olanlardan çıkarsa "aaa yavru mandalina ehaeh" diyerek mutlu olmayı unutma.
79- kafan güzelken rehberlik yapma, kendine bile dicem de gene de rehberliğe ihtiyaç duyacak kadar sarhoş olma, her daim sarhoş tokatlamaktan zevk alan tipler ardır. (evet, çok keyifli)
80.bugün konuş!


 

Bugün Konuşanlar | Kollektif Beyin Boşaltma Saçmalama Saçmalatma Çarpma Çarpılma Çarpılama Alanı | 2007-2009 | Tüm Hakları Çamaşır Dolabının Çorap Çekmecesinde Saklıdır