bugün can sıkıntısından pencereme oturmuş sokağımı seyrederken (kendimi bu şehre asla ait hissetmiyorum ama bu sokağı benimsiyorum, tüüüm parke taşlarıyla beraber) arkaya doğru gerinince yatağıma düştüm. türlü debelenmeler sonucunda baş aşağı yataktan sarkarken buldum kendimi.
şimdi çok gariptir ki ben bu şekilde uyandığımı bile bilirim. (evet çok deli uyurum) ama ilk defa bugün dikkatimi dürttü.
insan
tersten
dünyaya
bakıyor
ken
dünya çok komik
öyle böyle değil, kahkahalar atarken buldum kendimi. düşünsenize.. ters dönmüş.. bir dünya.. her gün rastlanan bir şey değil ne de olsa.
kapılar ters
dolaplar ters
kitaplık ters
duvardaki resimler, yazılar, fotoğraflar ters
saçların sarkıyor
sanırım kan beynimi rahatsız ettiğinden (yerçekimi diye bir şey var ya) kafamı kaldırdım. kahkahalarım sonlandı. ama olsun, ben dünyanın komik yanını görmüştüm. ben dünyanın o an^ını yakaladım! ben diyorum ki..
size de komik gelmiyor mu?
fotoğraf: http://www.flickr.com/photos/74895944@N00/2355715050/
özetlen... eloise vera bildirdi, gravity no escaping not for free
ödev filan gibi durumlardan bahseden yazılara alakasız kaçsa da birkaç gün önce bana yollanan bir linkte rastladığım duruma istinaden (öeh) bir yazı yazmalıyım diye düşündüm.
önce bir link: http://www.idesktop.tv/?watch=R4n5JrvqhTU
sonra bir açıklama.
işbu okul adana'nın en eski liselerinden biri olup, -di'li geçmiş ve şimdiki zaman dolaylarında da en iyi -fen lisesinden sonra- en iyi lisesi olmuştur. türkiye dereceleri, spor alanında başarıları filan filan gibi şeyleri atlarsak bu okulun şu yanı da vardır: otuz senedir aynı müdür ile idare edilmektedir.
otuz sene.
bazılarımızın yaşam süresi bile değil otuz sene. üstelik bu otuz senede ülke neler görmedi, neler gelip geçmedi? otuz sene boyunca okul idaresi gibi içine siyasetin de karıştığı bir mevkide kalmayı neye yoracağımı bilemiyorum ben. velhasıl kelam bu beyfendi otuz senedir bu koltuğa baş koydu mu? koydu. okul başarıdan başarıya ulaştı mı? ulaştı. ancak o da nesi, parlak öğrencilerla dolu etikete birkaç gün önce siyah bir leke (duvar yazısı?) bulaştı.
yazının yazıldığı duvar aynı gün içerisinde acilen boyanıp, gıcır gıcır hale getirilmiş. ama daha kimse olayın farkında değilken bu yazıyı gören birkaç öğrenci olayı videolamayı unutmamış. o yazı duvardan silindi fakat şimdi internette link hali uçuşmakta. idare tahminimce panik yapmış bir halde kızgınca bunu koyan öğrenciyi aramaktadır. bence yazıyı yazan öğrenciden daha çok laf işitecek videoyu koyan öğrenci.
peki, küfürün alasını yemiş okul müdürü bu durumu hak etti mi?
idareyi yakınen tanımış bir insan olarak şunu söyleyebilirim, tabi ki bir tepki varsa üslubuyla ortaya konması en güzeli fakat siz bunu karşınızda "laftan anlar insanlar" varsa yapabilirsiniz. ortada hiçbir şey yokken sadece idarecilerden birisinin kızgın bir anına denk geldiği için hakkında tutanak tutulan öğrenciler, dersin ortasında hocadan izin bile alınmaksızın sınıftan alınıp koridor ortasında dövülen öğrenciler, aidat parasını ödeyecek durumu olmayan öğrencilere "madem para vermiyorsunuz, disipline gideceksiniz" deyip yine eften püften bir sebeple onları disipline yollamalar..
ama ya okulun parlak etiketi?
o parlak etiket, okul düzenini bozduğunu varsaydıkları her öğrenciye tasdiknamesini verip, geriye sadece "akıllı-beyaz-koyun"ların kalmasıyla oluşan bir şey. birkaç sene evvel müdürün, törende konuşuyor diye suratına mikrofonu geçirdiği öğrencinin öss'de türkiye derecesi yaparak super-extra-eğitim yuvası okuluna başarı kazandırması ise yazık diye nitelendirilebilir.
iyi bir birey istiyorsun. iyi bir eğitim süreci geçiremiyor o birey çünkü bilinçsiz-kemikleşmiş öğretmenleri oluyor.
öğretmen diyorum, çocukken ne saygı duyardık değil mi?
ne oldu da saygı duyamaz hale geldik?
veya ne oldu da tepkilerimiz böyle çarpıklaştı?
belki videoyu koyan öğrenci bulunur da silinir video.
boyanır belki duvar.
ama y.rrağı yemiş bir kere bu beyfendi.
bize de afiyet olsun demek düşer..
özetlen... eloise vera bildirdi