Karşılaştırmamı yaparkene gerçek kanlı terli dövüş sporu olarak sokak dövüşünü alıyorum ve karşısına her türlü amerikan güreşini koyuyorum. inceleyen kişi olarak objektif olmak yerine doyamamış yağ oranı yüksek bir amerikalı olacağım beş dakika için.
-sokak dövüşünü televizyonda izleyemezsin. nokta. eğer amerikalı değilseniz ikna olmadınız ve aşağıdaki maddeleri de okumak istiyorsunuz.
-güreş etkinliğine kız arkadaşınızla gidebilir, bir celebritynin hemen 3 arka sağındaki koltukta oturup izleyebilirsiniz. büfeden alışveriş yaptınız değil mi? bir tür sinemadasınız ama bağırma hakkınız var. tamamen güvendesiniz. güreşçilerden biri sahanın dışına çıkıp hakeme sandalye fırlatsa bile kesinlikle size doğru gelme şansı yok. sokak dövüşünde ise ringi sizin oluşturmanız lazımdır. adam size çarptığında kaçacak yeri olmadığını farkeder. ayrıca dövüşçülerin koçları ekstra kavga çıkartmak için fırsat kollar. (hayır ikisini de hiç izlemedim, tahmin etmek çok harika)
-amerikan güreşi sektördür. hulk hogan'ın dangoz filmlerinden birisini hepimiz izledik. inkar etmeyin. ringde de bir film oynanır. seyirci gerçek olamadığını bile bile (ayrıca hepimiz en az bir kere baba modelimize "bu güreş gerçek mi" diye sorduk) oraya gidip izler, hatta eğlenirler. maç başlamadan kazanan bellidir. ortaya bir şov sunulacaktır, seyirciyi cezbeden budur. çok salakça değil mi :( sokak güreşi gerçektir. adam yaşamını dövüş bahisinden kazanacağı paralara bağlamıştır çünkü. ne kadar dayak yese de ertesi gün yine çıkar dövüşür. gerçektir. burada soru tsubasanın yarıda kesilen bölümünün devamını mı yoksa şampiyon kulüpler kupası finalini mi tercih ederdiniz? ben benjamini izlerdim..
-yukardaki maddeyle bağlantılı; güreş daha popülisttir. her sene posterler, dvdler, oyunlar; onlarca lisans anlaşması. amatör küme play-offları her zaman daha eğlencelidir ama az kişi izler.
listemizi bitirdiğimize göre ödeve ekstramı da çakayım. sizi kimbo slice ile tanıştırayım.
Kimbo vs Gannon
ilk yenilgisinin efsanevi videosu ._.'
özetlen... cevap kağıdı

Az önce kendi çöplüğüme yazarken farkına vardım: bu sorunun cevabını tek başına bulmam çok zor.
Bu yüzden de ödev veriyorum.
"Neden insanlar gerçek kan ve ter içeren, çene, kol ve bilimum kaburga kemiği kıran "spor"lar dururken, penthouse pornosu tadında WWF ürünleri izlemekten zevk alırlar?"
Ödül: Hünkarbeğendi.
özetlen... kalıplaşmış bir tabir olarak: sikerler, ödev
Conan ve Donan Kusa (lat. codokus familiaris) Alternatif Son ve/veya Hayatini Anlamlandirma Cabasallari
0 makbule . casdechuteBen bu diyara nefes dursun diye ordu cikarmadim
Ordu; ben
Cikanlar; oydu
Bolen ve de kalanlar...gazi oldu.
Anit diktiler arkasindan,
Mum yaktilar basucunda mezarin.
Bir islem de boyle sonlandi,
Bir sinav daha boyle bitti dediler.
Oysa...
Ben burada, ben degildim
Bitmis ve yenilmeyi ertelemis...
Dusun, nedendir ki gordukleri hep kuslar, bulutlar, pembe balonlar?
Havada suzuluyorlar.
Derken,
Durmus gibi yapanlardan birkac tanesi dusuveriyor.
Urkekler;
Ulsersiz erkekler,
Kansersiz bedenler.
Tir tir titrer-ler.
« Kus! » dedi.
Yavas yavas ilerlerken,
Kus dedi, beni yakaladi.
Aldi goturdu;
Fildisi kuleler...
Bildigimiz yerler,
Hikayeler.
Kus dedi ve atladi ustume!
Pervasizca ve yersizce...
Korkmus mini mini bir kus donmustu?
Acti penceresinin panjurunu;
« Yine iceri, hep iceri... » dedi.
Yutkunmustu,
Ufuklarda kaybolmus,
Hayat bastirmadikca batmaz olmus.
Sonra pas verdiler,
Onu pas verdiler,
Pes etmediler
Ama es gecmeden,
Kafasina tam onikiden bir rovasatayi esirgemeden,
Pas verdiler onu.
Ona vermediler;
Onu bana verdiler.
Dogmus oldugum,
Dogacagim
Icinde olup dirilecegim insan kilifi... dantelsiz.
Gun oldugu, gece oldugu,
As hatta koyun oldugu gibi;
Insan bedeni:
Kininda kilic... gibi...
O ki, bedensiz
Ben pasi alincaya... dek.
Benden oteye gol yok!
Gol yok dedim.
« Kus! » dedi tuylerimden tuttu beni!
Kanatlarimdan salladi...
« Ozgurluge uc! » dedi,
« Uc! » dedi, tekrar etti.
Sarsti beni.
Asabi kildi.
Kilifimi bozdu,
« Kus! » dedi bana « uc! » dedi.
Kactim ama ucmadan,
Uctum ama kosmadan;
Kanat cirpmadan.
Ozgurluge teget gecmeden inadina,
Ozgurlukten bir parca koparmadan,
Gittim penceresine kondum.
Salt merak.
Sarki soyledi bana;
Kus dedi, uc dedi.
Yine kondum,
Hala susmuyordu.
Terbiyesiz.
Kis geldi sonra,
Ben de dondum.
Elaleme rezil?
Iste boyle oldum.
Imza,
Kus.
Siradan konan ve donan kuslar (lat. codokus familiaris) endangered species'i hakkinda bir nostaljik calisma beklentisi icinde odevimi vermekteyim. Bu unique canlinin hayatina bir anlam kazandirmak ve de toplumun sempatisini kazanmak icin elinizden geleni yapin. Hedef kitlemiz cocuklar olmamakla beraber sarkinin yaygin versiyonunu tamamiyle kullanmak yasaktir, kismi olarak kullanilabilir. Kusun agzindan yazabileceginiz gibi cesitli epistoler eserlere de yol acabilir bu proje, kusun ask hikayesi neden olmasin? Derinlere inin. Icinizde bu sarkiya gicik olmaniza sebep olan her ne varsa dokun ve de yokedecek sekilde yeniden yazin.
özetlen... anlamlandirma cabasali, aysen, britney spears, codokus, digestive problems, donan, gulnur, hayvanlar, kabiz, kankilerim, kus, latince, neriman, odev
ben de geçen yaptığım tarifleri vereyim, gerçi bilinen şeyler ikisi de ama olsun, lezzetli, güzel...
malzemeler:
4 kabak
3 patates
2 patlıcan
3-4 çarliston
2 domates
1 soğan
2 yufka
100 gr kıyma
ayçiçek yağı
para üstüyle de baharat
bölüm bir - annelerin ruhu
kızartma yapacağız. hani üzerinde domates sosu olan, dolaptan çıkartıp da yenilebilen kızartmadan. bunun için 2 kabak, 1 patates, 2 patlıcan ve çarlistonları kullanıcaz. önce patlıcanın kafasını kesip iki tarafındaki kabuğu alıyoruz, çubuklu forma giymiş gibi oluyor, kabakların da kafalarını kesip dış kısmını hafifçe temizliyoruz. yuvarlak yuvarlak kesip suya atıyoruz. patatesler de kızarmalık şekilde parmak parmak kesiliyor, onlar da suya, biberler de aynen. sonra süzüp temiz bir bezin üzerine seriyoruz tüm suları gidene kadar. sonra parti parti pişirip bi kaba alıyoruz. domatesleri rendeleyip az yağda baharatla çeviriyoruz çok az, sonra kızartmaların üzerine koyup kenara bırakıyoruz.
bölüm 2 - börek bir türk geleneğidir
kalan malzemelerimiz, ki bunlar kabak, patates, kıyma ve soğan oluyor, az sonra börek içi olacaklar. yalnız olaydaki önemli nokta, iyi bir bıçak. zira bütün bu malzemeleri kibrit çöpünden daha ince kesiyoruz. uzunluğu dert değil ancak çok ince olması lazım. bu zorlu süreci bitirdikten sonra hepiciğini (ya da pişirilen kap formatına göre yarısını) çok kızgın yağa atıyoruz. gene elimize geçen tüm baharatları atıyoruz. kendilerini yağ emmesi için üzerine bişiler konulmuş bir tabağa alıyoruz. bu sırada yufkayı serip dörde bölüyoruz, 1/1 ölçüde karıştırılmış yağ ve su karışımını üzerine sürüyoruz. şimdi olayımız şu ki, bu içi yufkanın dış kısmı boyunca serip, devasa sigara böreği gibi sarmalıyız. nası olacağını tasvir edemedim, anlamışınızdır umarım. sonra bu parçayı sarmal şekilde kendi etrafına sarıp gül böreği haline getiriyoruz, az yağlanmış tavanın ortasına koyuyoruz. diğer parçayı sarınca sarmal yapmayıp ilkinin bittiği yerden itibaren onun çevresine sarıyoruz. böylece tavamızda sarmal bir böreğimiz oluyor. gidip altlı üstlü pişiriyoruz biraz.
ve yemek hazır. fazladan bir domates aldıysanız zeytinyağı - kekik olayıyla sofraya getirebilir, bi şekilde edineceğiniz beyaz peynirinizin yanına koyabilirsiniz. afiyet olsun
özetlen... cevap kağıdı
Avrupa'da yedi avro ile yapilabilecek yemekler grubunu fransa'da sept avro ile yapilabilecek yemekler ve de belcika'da sept avro ile yapilabilecek yemekler adi altinda iki gruba ayirarak inceleyecegim ancak biliniz ki avrupa icerisinde daha farkli ulkeler de vardir, farkindayim bu durumun, ancak guncel urun fiyatlarini teker teker takip ederek sonunda bir yemek kitabi cikarmayi ve adini "septavro cuisine" koyacagim bir akimi yaratmayi daha uygun gordugumden her ne kadar bana uygun bir davranis gozukse dahi yapmayacagim. Hayir, yapmayacagim.
Odevi veren hocamiz direk ytl'yi avro'ya cevirerek verdiginden dolayi olsa gerek gercek hayat kosullarinda yedi avro ile doymak icin yapilabilecek en makul sey en yakin arkadasinizin evine gitmektir. Zorla ben kendi kendime yetecegim otonomi krizine girerseniz o zaman sizin sorununuz, markete gideceksiniz.
Belcika sinirlari icerisinde yedi avro ile yapilabilecek yemekler;
Entrée
Zeytinyag ve baharatlar esliginde kizartilmis ekmek
Peynirli ve creme fraiche'li sos yaninda cips
knorr hazir besamel sos (2 kisilik) 1kusur euro
knorr hazir baharat bulyonu (bir tencerelik, bir kup, gozkarari) 1,30 euro
monoprix zeytinyagi buyuk boy 10euro OLDUGU ICIN biz zeytinyagi almayalim.
knorr hazirotesi creme fraiche.. ee.. hayir, knorr bunu daha cikarmadi, onemli degil. Biz crem fraiche alalim orta boy monoprix kutusunda %50 yag oraninda. 25 cl icin 2,60 euro oduyoruz.
maggi moussline hazir pure 2 euro (4 poset cikar, bir posedini kullaniriz kisi basina)
kelogs korn fleyks 2,10 euro
bir konserve macédoine de légumes 0,90 euro
sebzeleri grill yap, mikrodalganin gril fonksiyonu kullanilabilir. Bunlar cerez niyetine misafirlerin onune koyulacak. ona gore. veggicrisps aslen taze sebzelerle yapilmasi tercih edilen bir olay olmakla beraber ekonomik nedenlerden burada sebzeler karisik ve konserve halinde ele gecirilmistir.
sebzeyi isit creme fraiche ile -tencerede-, ustune baharat bulyonunu koy, biraz su koy, cekmeye yakin pure miksini bosalt. bu ana yemek. chezenna ai legumi di stagione kendisi olur.
korn flakes'i al, servis et. kuru kuru yiyin. bu korn flakes, bildigin, korn flakes. Hem de sutsuz. Uzgun. Bos ve de anlamsiz.
toplam 10 euro ile ancak bu kadar minimize edebildim.
ancak neden 10 euroluk bir tarif verdim?
butun bunlarin sebebi ne olabilir?
bunlar fransa fiyatlari olabilir mi?
Evet, mi?
Evet. Bunlara alternatif olarak eger ki metro ile belcika sinirina gecebileceginiz bir yerde oturuyorsaniz benim gibi metro'nun son hattina kadar 1,30 euro odeyerek gidebilir ve oradan bu urunlerin tamamini 7 euro'ya alabilirsiniz. Bu durumda 8,30 euro ile verilen miktara cok yaklasmis olabilirim.
Kapis?
Fransa'da yemek pisirilmez.
Yemek alinir.
Chinois'ya gidilir ve de nudil alinir yanina da boeuf aux oignons alinir sonra da yayilirsin 5 euro'ya karnim doydu dersin. Cidden. Yemek pisirmek hic bu kadar anlamsiz olmamisti sevgili BGKSnlrrjaheyrzhjajzke
whatever.
ciao ciao babes
oh by the way
I am growing middle eastern
Making jazz in wazemmes
how hard it is to breathe
henna on your hair
to be henna
henna over what you feel.
henna your hair.
özetlen... belcika, cevap kagidi, cevap kağıdı, chezenna ai legumi di stagione, fransa, global ekonomi, korn flakes, veggicrisps, zbam
Yapmayı bildiğim yegane lezzetlerden körili tavuk tafiyle ödevimi hazırlıyorum. Buyursunlar:
Malzemeler (2 kişilik):
350-400 gr Tavuk Kalça Şiş (Zevke göre göğüs de olur)
Curry Sosu
1/3 Paket Krema
6-7 Biber (Sayılırsa hem kırmızı biber hem çarliston biber, sayılmazsa birini seç okur)
Zeytinyağı
Hazırlanışı:
Biberlerimizi zeytinyağında hafif eritip kenara alıyoruz. Sotelenmiş tavuğumuzu suyunu çekene kadar kısık ateşteki kapaklı tavamızda pişiriyoruz. Tavuk partiküllerimiz suyunu çekince biberlerimizi ekliyor, 2-3 dakika da öyle çeviriyoruz. Ardından 5-6 tatlı kaşığı curry sosunu ekleyip bir 5 dakika daha pişiyoruz. Son olarak kremamızı ekleyip yediriyoruz. Krema ve curry bolluğu tavuk tarafından çekilip geriye zeytinyağı kalana kadar tavuğumuzu kavuruyoruz. Sonra da yiyoruz. Çok yapmanız önerilir, genelde yanında parmaklar da yeniyor. Bir iki noktayı atmak zorunda kaldım öğretmen yalakası olmak için. Ama böyle de olur okur.
özetlen... cevap kağıdı
Listelerde kendisini bulanlar parmak kaldırsın.
9-dan 59'a blog
http://www.divshare.com/download/4849475-28f
Aşk acısı
http://www.divshare.com/download/4849478-9a8
elinizde seçebileceğiniz 5 malzeme ile (her bişi dahil) ve maksimum 15 lira ile yapılabilecek en güzel "sıcak" yemeği yazınız, anlatınız, uygulayınız.
not: her bişi derken yağ olsun karabiber olsun dahil. sadece tuz ve su dahil değildir.
not 2: fazla kalan her malzeme başına 10 puan.
not 3: ciddiyim.
özetlen... ödev
hocam, sormuşsunuz demişsiniz ki erkeklere napar bu porno, erkeklerden bir çeşme yaratır. beyinde sürekli olarak uyarılan bir nokta adem oğlunu durmaksızın eli ve pipisiyle muattap olmaya zorlar ve nerdeyse anlamsız bir sürtünme ortaya çıkar. Bu aynen taşı keşfeden homo sapiens (miy di o ya, her kimse)'in anam ateş çıkıyo burdan ne acayip bişi lan diyip boş yere enerjisini boşaltması sayılabilir. Giving some response to some stimulus is a must. Bunlardan haz verenine yönelmek, ve sık sık yönelmek bir tür obezliğe yol açar. Aynen devrin imaj devri olması ve bir imajın kendini birkaç saniye içinde çürütmesi kadar hızlı tüketiriz hazzı. Durmaksızın başa sardığımız bir iktidar ikamesidir belki. Kendini kendiyle ve kendi kendine beceren receiver tv başındaki erkekle, pornoda oynayan adam arasındaki yegane fark onun bir kadınla birlikte olması değil, aksine o da kendini kendiyle ve kendi kendine becermektedir, artı üstüne parayla birlikte belki izlenmenin ekstra hazzını alıyordur, bilemiycem. Erkeklerin ve kadınların en eşit oldukları yer belki pornolardır. Çünkü bu bir iş. Ve ikisi de oyuncu. İzleyici de üçüncü oyuncu veya sekizinci filmine göre.. satıcı da dokuzuncu veya onuncu.. hakkında yazanlar da öyle, ve belki de en iyisi bu pornoları açık havada halka göstermek olurdu. İşte böyle diye. İşte böyle.
özetlen... cevap kağıdı
erkekler ve porno. iki faydasız şey mi desem (hahayt asla demem), iki güzel şey mi desem (bunu da demeyebilirim sık sık), iki ilintili şey diye başlamak en güzeli sanırsam.
öncelikle, hocacım, affet beni, uyku tutmayan yatağımdan kalkıp geldim, gördüm, yazıyorum; bütünlük bulunabilecek en son şey olabilir.
nerden başlayalım, hangi dala atalım elimizi önce. ilk olarak pornonun özellikle sanal evrimi hakkında neler var bakalım bu gece zihnimizde:
pornonun ne zaman doğduğu hakkında bir bilgim yok. göstermekten zevk alan bir kişinin görmekten zevk alan bir kişiyle karşılaşmış olması yeterli doneyi sağlamış mıdır vakti zamanında? bunu bilememekle beraber "bildiğimiz" pornonun, yani dergi pornosunun çıkış vakitleri öğrenilebilir, keşfedilebilir. sonrasında vhs - beta ve cd evrimleri sırasıyla kendini göstermiştir.
peki noldu internet çıkınca? en basit haliyle erişim kolaylığı. vhslerde, el altından satılan ilk dönem cdlerde var mıydı golden shower, var mıydı bukkake ya da cbt? (varsa ne fena patlarım, bi bilgim yok doğrusu şahsen) anal seks bile bir tabu halindeyken, ass to mouth olmayan videoyu pornodan saymayacak bir hale geldik (biz kim lan?) bu hızlı dönüşüm mü insanları yeni fantaziler bulmaya itti yoksa insanların içinde var mıydı da erişebildikleri için açığa çıktı? Porno evrimindeki ana soru budur bence.
devir değişince çelik de değişti. bir dönem "feleğin sillesini yemiş porno yıldızı" bakışı, cff'lerde çılgın atan gençlikle beraber "ulan ciğerleri yanmıyo galiba bunların" düşüncesini beraberinde getirdi. özellikle vivid gibi bir efsane yaratan emekçi jenna jameson'la beraber , işin bir de sahne arkası belgesellerinin çıkması pornonun sırf muhtaç durumdaki genç kızların son seçeneği olduğu görüşünü yıkmaya başladı. bu kızlar bunu yapıyor, para kazanıyor ve zevk de alıyorlardı! bu bir showbiz olmuştu. artık en hanım kızlarımız bile rocco lolipoplarına kıkırdayarak bakıyorlardı, çünkü rocco siffredi en az bir hollywood yıldızı kadar ünlü ve rahat bahsedilen bir insan olmuştu.
fakat en başından beri pornstar kelimesi kadın çağrışımı yapar. bir rocco, bir peter north, bir şahin k da saygı duyulan(!) kimselerdir ama adları geçmez. ve işte asıl soru:
neden erkekler porno konusunda karanlıkta kalan, neler çektiği düşünülmeyen grup olmuştur?
bunun bence 2 sebebi vardır. birincisi, eylemci kadınlar pornocu kadınların haliyle uğraşır ve en temelde pornocu erkeklerin de zevk aldığını, herhangi bir kaybı ya da hırpalanmışlığı olmadığını düşünür. ikincisi, eylenci erkekler porno sektörünün kurbanları olmuş erkekler için ağızlarını açmaz zira başlarına gelebileceklerden biri "sen erkek değil misin, erkek dediğin porno izlemez mi, onun derdi seni mi gerdi gavat ibne", diğeri "noldu, kıskandın mı, erken boşalma problemin mi var?" olacaktır. Örnekler çoğaltılabilir, anafikir belli.
"normal" bir erkek, pornoda bir erkeğin oynamasından ancak istisna bazı durumlarda rahatsız olur: asian diye indirdiği film gay pornosu çıktıysa ya da barely legal beklerken dominatrixle karşı karşıya kaldıysa (normal diyerek genelgeçer, hetero, bdsm'yle işi olmayan wasplar kastedilmiştir.)
şu ana kadar yazdıklarımda herhangi bir mantıki bütünlük olmaması ve porno lügatımın bu kadar geniş olması beni de bir kısım endişelere sürüklese de devam etmeyi bir borç bilirim.
bahsedilmesi gereken diğer bir konu da porno sektörünün erkeklerin tam hakimiyetindeki bir alan sayılması. iddia ediyorum ki, tüm dış etkenlerden yalıtıldığına ve güvende olduğuna inandığında erişebileceği yerde porno olan her kız bunu izler. ve işte erişim burada da karşımıza çıkıyor. dükkanda tezgah altı muhabbeti yapamayacak ya da gidip kuytudaki "hayvanlı var latin var" diyen adamdan talep edemeyecek güzide kızcağızlarımız, internetin getirdiği tartışılır ama ilk elde koruyucu anonimliği sonuna kadar kullanmakta. o müthiş fizikli adam o kadının içine giriyor ve onu zevkten bağırtıyor. ne ütopik bir an... yarısı zorla bakire diğer yarısı orgazm bilmeyen kızlarımızın az bir tahrikle webcam önünde dekoltesini açıp kapama yoluyla kur yapmasına kim ne diyebilir? zamanında çok fırtınalar estiren fufme de bu durumun çok güzel bir parodisiydi. gerçek olsa rekorlar kırabilirdi.
libido eros'u french maid kostümüne sokup anal, oral ve banal olarak takılırken, erkekmiş kadınmış bir farkı kalmadı artık. feromonlar fışkıracak ekrandan yakında, sevgilileriyle sağlıklı ilişkiler kurma şansına sahip son nesillerdeniz bence. hadi gidip güzelce sevişelim, pornoda gördüğümüz şaplakları atmadan ya da özendiğimiz iniltileri çıkarmadan.
özetlen... cevap kağıdı
En başta Casdechutecüm senden özür diliyorum, böyle üzerine ödevimsi bindirdiğim için.
Ancak durum biraz acil.
Bir animasyon projesi ve hikayelere ihtiyacım var.
Çeşitli karakterler ilk seks deneyimlerini anlatacak. Ve bunlar hiç de masum olmak zorunda değiller.
İster bir kapı koluna aşık olup sonunda onunla beraber olsun, ister izlediği pornolara özenip kendi boku içerisinde domuzların ağzına versin.
Herşey sizin hayalgücünüze bağlı anlayacağınız.
İsterseniz nasıl bir atmosferde olduğuna da değinebilirsiniz.
Ya da aman bu da ne deyip geçebilirsiniz.
Esenlikler dilerim.
özetlen... proje animasyon
Ben isterdim ki erkeklerin pornoda kullanilmasi elestirilsin
özetlen... ödev
Eliot'dan da çıkarılabileceği gibi; aşka cesaret dünyanın karşısına çıkmaya cesarettir. Söz konusu fotoğraf bu önermeyi doğrulayan en güzel örneklerden biri kanımca.
öncülünün üzerine kuracağım. Üstteki fotoğraf sakal ve bıyıktan temizlendiğinde, ödev materyalinde buse konduran beyin Laden'e benzerliği açıkça görülüyor. Saddam'ın ise neye benzediği artık kimse tarafından bilinemiyor; spekülasyonların tek ortak noktası yer kovuğunda yakalanan şahsın sayısız dublörden biri olduğu. Yine ekte sunduğum fotoğraf, bilmiyorum, gelecekteki tartışmalara bir merkez teşkil eder mi? 
Sözkonusu devrik başkan savaştan önceki yıllarda, gidegele, Amerikan prezidans Mister Bush ile belirli bir samimiyet derecesine ulaşmıştır. Ancak ilişki ne yazık ki başladığınca güzel sürmez; ikilinin arası bir bush/bish anlaşmazlığı sonucu bozulur. Sert mizaçlı bir Amerikan milliyetçisi ve bifteksever bir kovboy olan Mr. Bush sinirini dizginleyemez; Saddam ya onundur ya toprağın. (Ki maşuk'un bir sonraki savaşta ele geçirildiği yere dikkat edilirse; deyime yapılan gönderme daha anlaşılır olacaktır.)

Ancak Saddam sahipsiz değildir, biyolojik ve nükleer silahları olmasa da yıllaryılı belalısı, mahallenin bıçkın delikanlısı Laden'i vardır. Laden uçakları gönderir; bir taşla iki kuş vurmuştur. Hem eski sevgilinin itibarını zedeler hem de Saddam'ı kapar.
Ödeve konu olan fotoğraf ikilinin aşklarıyla dünyaya meydan okuyuşunun bir nişanıdır. Duruma kimi duyarlı sanat çevresince göndermeler yapılmış olsa da sembolizm anlaşılamamış, olaylar örtülü kalmıştır.

Tüm bunların ötesinde eğer bu fotoğraf bir komiklik, bir grotesklik amacıyla oluşturulmadıysa, varlığına araç olan bir grup yurdum insanının -ki temsilci kabul edilebilirlikleri vardır- zihinlerinde ne tür fakülteler kapanmış, daha niceleri hiç açılmamış olmalı ki birbirlerine terör eylemi hediye etsinler? İçlerine ne tür bir post-modernizm kaçmış olmalı ki binlerce insanın ölümüyle sonuçlanan bir saldırı evin baş köşesine konsun? Kelime oyunlarıyla başladığım ilk ödevimi klasik-kaçak soru cümleleriyle tamamlar, varır giderim buralardan.
Gündelik olguların çözümlenmesi ve toplumsal gerçeklikleri yansıtmasının tarihi ne kadar eskiye gider bilmiyorum, fakat son 10 yılda Türkiye'de buna yönelik ağır bir trend olduğu söylenebilir, özellikle de ekşisözlük'ün yadsınamaz varlığıyla tavan yapan. Bu ödev ve yanıtları da aynı çizgide olabilir gibi geliyor bana, her ne kadar daha rahat ve alaycı bir biçimde arkaplan göz ardı edilerek incelenebilir olsa da.
Bu ödevi ilk ele alışım esnasında yanımda bulunan bakanel insanının dürtüklemesi ile aynı paralelde koşan bir fotoğraf albümü de elime geçirdim örneğin; albüm bedelli askerlik yapmaya gitmiş bir grup insanın bölgedeki fotoğraf stüdyosunda çektirdiği fotoğrafları içermekte ve kendisi şu adresten temin edilerek, benzer okumalara sürükleyebilir insanı, belirtmeden geçmeyeyim istedim.
Mevzubahis evlilik fotoğrafına dönersek şayet; fotoğrafın oluşturulması kısmında bilinçaltının vahşetini uzun uzadıya çözümlemeksizin, ilk bakışta ortalıkta sapık bir şeylerin olduğu açık ve net. Mesele bu aşk evliliğindeki tutkunun yansıtılış biçimi vesaire değil, her şeyden önce bu fikrin nasıl akıllara düştüğü ve bunu yapan fotoğraf stüdyosunun fotoşapçı elemanının bunu nasıl akıl ettiği (ya da o mu akıl etti?). Bluebox nelere kadir demek bile işten değil.
9/11 tek başına düşünüldüğünde Amerika'ya ve bu yoldan dünyanın tamamına bir meydan okuma olarak sayılabilecek radikal bir eylemdi. Dinsel arkaplanını es geçiyorum, çünkü çiftimizden böyle bir hissiyat alamıyorum, şayet radikal islamcı bir çift olsa idi gelinimizin tesettür stayl bir gelinliği olurdu diye düşünmekteyim, burda radikal islamcı varsa o da mevzubahis fotoşopçumuz olabilir olsa olsa. Kaldı ki bu hadisenin Türkiye'de bu yönden bir fan toplayacağını sanmıyorum, daha ziyade işin meydan okuma kısmı etkilemiştir bir hayranlık/destekleme söz konusu ise.
Meydan okuma kısmına geri dönelim, ve bunu aşk/evlilik ile bağlayalım. Açık açık "senin için dünyaya meydan okurum" türünden bir cümle kalıyor elimizde. Fakat bu olay olmuş bir şey, bu yaşandı, acaba damadımız olayı üstlenerek +rep mi almak istiyor gelin hanımdan? Ya gelin hanımın o gururlu ifadesine ne demeli? Kendisi için romaları geçtim ikiz kuleler yakılmış bir kadından söz ediyoruz, gözler ufuklara bakıyor (ya da tombul dumanlara?), ağız alabildiğine açık, dişler bile görülüyor; öylesi bir mutluluk, öylesi bir umarsızlık. Damadımız yanağa yumulmuş, kendinde bir güven, "artık evliyiz her istediğimi yaparım" hali. O çeneden tutuş da romantik filmlerin vakur adamlarının bir jesti adeta. Önde sevgi gösterisi, arkada çatır çatır yakan bir hybris: "Yıkılıyoooo!"
Alt köşedeki www.komikresim.com ibaresi akıllara bu fotoşap mucizesinin site üyeleri tarafından yapıldığını da getirebilir ve pekala böyle de olabilir. Şayet durum bu ise hala halimize şükredebiliriz, ya da birilerinin bunu komik bulması da iyi bir şey, gaza gelme potansiyelinin aslında düşük olduğunu gösteriyor. Belki de bunu bu kadar ciddiye almamdan ötürü sorun bendedir, bilemiyorum. Ama öte yandan, biri buna bakıp gülüyorsa ve sadece gülüyorsa, toplumsal travma sezilemez halde kanımızda dolaşıyor demektir, belki de asıl korkunç olan budur, kulelerin patlaması değil.
Saygılarımlan.