Pt.1
If he had three wishes to think -of
And three candles to lit
And if the fish won't stink
Still the bird wouldn't fly with it
Some casanova men that wink
With their eyes they admit
That the strong one wouldn't sink
If only the fish'd lead'em in an ocean sink
Then you can see through my eye
In and out of your lullaby
Seperate wisdoms to bird and I
Won't do any good to my corpse dry.
A fish won't do right.
Fish won't pack won't see what is on his right
He wouldn't leave and to his left always some fight
Rough night, he won't drink fhisky tonight
He'd write. . .
"Because I sleep eyes wide open
Seeking a prince (charming) comin even
For my burden is of steel and so I count
Faith is sinful, wrong and so seven"
Fishy would slip!
But oceans won't last my dear.
He'd flip
And he won't last where oceans shrink to my fear.
"Coz' I have three dreams and an eye to see
Ocean breeze and salty water to dye
Blue; dreary blue, it already is I told you I won't lie
Fish gotta swim miles yet to die..."
For seekers of this kind
Blue of sky and marine so up high
Will you always colour my day so that I find
Each day a blue ocean and some blue sky to say hi
The flow which is nothing but is to follow
He went with it, he went with sorrow
He went ashore, handed in that life I borrow;
On the first page he'd written a note
The second my birth
My third his earth
Fifth; more modern filth...
Water and felllow fishies bid on me
He'd say "Bidonville not on me..."
Tide on me, sun upon us,
Wave guide me: son of lust
Wave me. . . goodbye
Underwater fell the soul with ripples
Where the graves are deeply hidden
And deaths are triple
For he was flying and supposed to be rising to reach the skies
For he must've read somewhere that there is a paradise if one flies
Yet he was descending and profoundly hurt like plundered ships
No blood on his scales, nor a word in between his two lips
He went on floating into shades of blue,
Some green weed stuck to his body as if with glue...
Which death to follow now, where to seek the true?
Fine, tints o'gloom and vodka rhum would do.
Where ravens and sparrows comprehend
That a fish has yet to come to his end
He'd stand up and say for no one else'd defend:
"Fish won't last but neither would you
Fish can't last but his eye would too
Merry the man who chew my kin, my crew
I be the one to sue"
Falling fish joined the mainstream of his life
Falling apart in pieces of five,
He left me a life to dive
Over him I said I'm alive...
şahika tekand XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
stüdyo oyuncuları XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
oedipus üçlemesi XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
oyun bittikten sonra bile tir tir titreyen bırendın XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
gidin izleyin.
ayyrıca; bu bienal için fikir üretmeye başlasak diyorum. bienal metnini kimler okudu? yarın bir şeyler yazmaya başlayacağım ve metni okuduğunuzu varsayacağım.
neden bu kadar ciddiye aldığımı sormayın. ya da sorun, cevabım kişisel bir ifadeleme ihtiyacından çok, bu kadar ümit veren bir işe destek olalım, yönünde olacak. ve belki de bir kez olsun söyleyeceklerimizi ciddi ciddi sarfedip, ciddiye alınmayı bekleyelim. ya da öyle bir şey yapalım ki, ancak ciddiye alınmadığında ne dediği anlaşılsın.
ogeday'ın güzel fikirleri var konuyla ilgili. buraya yazmasını rica ediyorum kendisinden artık.
bugün can sıkıntısından pencereme oturmuş sokağımı seyrederken (kendimi bu şehre asla ait hissetmiyorum ama bu sokağı benimsiyorum, tüüüm parke taşlarıyla beraber) arkaya doğru gerinince yatağıma düştüm. türlü debelenmeler sonucunda baş aşağı yataktan sarkarken buldum kendimi.
şimdi çok gariptir ki ben bu şekilde uyandığımı bile bilirim. (evet çok deli uyurum) ama ilk defa bugün dikkatimi dürttü.
insan
tersten
dünyaya
bakıyor
ken
dünya çok komik
öyle böyle değil, kahkahalar atarken buldum kendimi. düşünsenize.. ters dönmüş.. bir dünya.. her gün rastlanan bir şey değil ne de olsa.
kapılar ters
dolaplar ters
kitaplık ters
duvardaki resimler, yazılar, fotoğraflar ters
saçların sarkıyor
sanırım kan beynimi rahatsız ettiğinden (yerçekimi diye bir şey var ya) kafamı kaldırdım. kahkahalarım sonlandı. ama olsun, ben dünyanın komik yanını görmüştüm. ben dünyanın o an^ını yakaladım! ben diyorum ki..
size de komik gelmiyor mu?
fotoğraf: http://www.flickr.com/photos/74895944@N00/2355715050/
özetlen... eloise vera bildirdi, gravity no escaping not for free
xxxxxxxxx
nedir bu?
ben kavrayamıyorum.
i think i need some help.
özetlen... please.
Küreselleşen bienal kafasından farklı olarak, ellerine bavullarını, bavullarına da herkesten gelen işleri doldurup gezecek olan iki kişinin, insana delicesine umut veren çalışması ve çağrısı için:
1. Uluslararası Gezici Tahran Bienali - Kentsel Kıskançlık
Tam da kastedilenin yaşandığı bir ülkede barınanlar olarak mutlaka bakın derim.
Hatta inisiyatif/kollektif olarak bir çalışma bile oluşturulabilir. Ya da kişisel bile olsa bi katılım söz konusu olmalı bence. Şahsen ben düşünmeye başladım bile, az zamanımız var.
Fikri, önerisi olan?
Ya da burada hep beraber fikirler üzerinden bir tartışma ve yaratım süreci yaşayıp, işin görsel kısmında Eda, Simin ve Oge'den yardım alsak?
Konuşun sevgili insanlar. Burda geyik meyik rahatsız olduğumuz ya da garipsediğimiz bissürü şeyi anlattık. Zaman zaman yaşadığımız ülkenin bizden geri kalan kısmını anlayamaz hale geldik. Ya da dünyaya karşı ikirciklendik. Ogeday Fransa'dan mütemadiyen bildirdi hayatını.
Ki mesele kentsellik-kıskançlık değil. En azından ben çok farklı çıkarımlar yaptım.
Neyse çağrı metnini okuyun bir, konuşalım sonra.
özetlen... Gezici Tahran Bienali
Korku bir bagimlilik olabilir. Adrenalin ihtiyaci? Hayatlarimizda heyecan ve de sasirmaya o kadar alismis, izledigimiz aksiyon filmlerindeki vahset dahi bize yetmiyor hale gelmis boylece daha fazlasi icin bizi zorlarken biz duyarsizlasmis olabiliriz. Seni tanimiyorum, ama dusunuyorum ki korku ile isimiz var bu davada. O yuzden bu gevelemeyi sona erdirip baska konulardan bahsedecegim, yeterli bilgim olunca daha acik bir teshis koyabilirim.
Ogeday ismi. . . Cengiz han'in ilk oglunun adi, babamin adi cengiz oldugu icin bana aktarilan bir isim. Insanlarin akillarinda kalmami kolaylastiran bir isim. Kimse unutmuyor beni boylece. Hediyemsi lanet denebilir. Ogeday aslen ogedey eski mogolca'da. O donemlerde kullanimi akilli, selim anlamlarina tekavul ediyor. Ama gokyuzu kokunden turedigine dair inanclar var, baska bir kesim ise ogeday'in aslen yukselen demek oldugunu savunuyor. Daha sonrasinda ogeday, oketay haline geliyor sertlesmeler yuzunden buradan da bir e harfi duserek gunumuzdeki oktay kelimesini veriyor. Ortak, halka ait olan, umumi anlamina gelen oktay ise kelimenin gokyuzu kokenli oldugunu kanitlar gibi aslinda.
Butun bu kelimelerimden sonra sabah yazmis oldugum mesajin esliginde dinledigim sarkiyi yollamam lazim. Flunk'a ben de bayiliyorum, hatta ve hatta son bir haftadir herkes yasta yeter artik yine me bu seklinde. Morning star, six seven times, indian rope trick, see thru you. . . Musetta ise dunyanin farkli bir yerinde. Ben boyle sozlere boyle bir muzikalite eklendigini hayatimda gormedim. Ophelia's song ile asik olmustum gecen sene bu italyan kokenli gruba. Su siralar peace&melody diyorum.
http://www.divshare.com/download/4096542-a14
özetlen... mabel

ders çalışmak zorunda olmak xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
çok yemek yemiş olmak ve minder yetersizliğinden dolayı uyuyamamak (yurda gitmeye üşeniyom napim) xxxxxxxxxxxxxxxxxxx
alakasız xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
kimya ödevinin teslim tarihinin olması ama ödev konularının henüz işlenmemiş olması sorunsalı xxxxxxxxxxxxx
japon kültürün altındaki restorana gitme isteği ama yanda gelcek insan bulamama xxxxxxxxxxxxxx
bi gün ben de isveççe konuşabilicem efet! xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
küçük bir iş için yaşlı bir palyaço aranıyomuş... başvurmak isteyenler itü maslak kampüsüne bekleniyo (1 nisan son başvuru tarihi) xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
vee uyku vs. merve çatışmasından uyku galip gelir xxxxxxxxxxxxxxxxxxx
öperler annem, atomica'yla kalın-hatta albümlerindeki 6. şarkı Quiver'la kalın... xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
özetlen... atomica, ksb, quiver, uykusuzluk, vs.
bitirmez tezi, çıldırma eşiği xxxxxx
ders yoklamaları, sinir tıklamaları xxxxxxxxx
şarkılar şarkılar, eski yeni tüm şarkılar xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
firuzağa'da yıldırım türker'e rastlama ihtimalim xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
firuzağa'nın çayları, elimden düşmez sigara xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
hande pinokyo'ya klip çekmeye gitti xxxxxxxxxxxxxxxxxxx
pazar'a 1 saat yenik başlamak xxxxxxxxxx
çok yalnızım xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
haftaya pazartesi olan sınavı bu pazartesi sanıp, önemli bi randevuyu iptal eden (ki muhattapları kendilerini biliyolar, özürlerimi kabul ederler umarım) beynimi ben sii....iksleyeyim: XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ama en azından fonetik olayını çözdüm XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
sayılır XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
şimdi de sultan'ı ders çalışma konusunda gazlamak için normalde yapmayacağım okumaları falan yapacak olmam XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
bir inek mi doğuyor (o ye, kızcağzın odasını study'ye çevirirsen olucağı bu elbet...) XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
kimse blush'ı indirmemiş, çok sinir oldum, o kadar özenerek koymuştum nete XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
O HALDE YENİ ÖDEVİNİZ: ÖHÖM ÖHÖM: BLUSH İNDİRİLECEK, İZLENECEK, BİR SAYFALIK REFLECTION YAZILACAK ÜSTÜNE.
bakın ciddiye alınmak için büyük harf bile kullandım.
buyrun linkler, biliyorum rapidshare çok kasış, ama valla değecek, yani bişey yazmasanız bile izleyin lan:
Part 1
Part 2
Part 3
Part 4
Part 5
Part 6
Part 7
Part 8
hadi bi de mini çükbaks:
Ours - Murder
Hedwig - Origin of Love (Alakasız oldu murder'la ama..neyse)
özetlen... blush, dance theatre, hedwig and the angry inch, ours, ödev, rapidshare, ultima vez, wim vandekeybus
haftasonu ikslemecesi XXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
bir haftasonu daha yurttayım XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
cuma ve cumartesi anlıyor musunuz XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
peki nedeğn XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
çünküüüü ÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜÜ
linguistik sınavım var (yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa) XXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
linguistiğiniz batsın öyleyse XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
hayır chomsky değil belki XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ama frikatifleriniz, nazal mevsimleriniz (powered by çağla'ğnım) XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ve ben ders çalışıyorum - olamazZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZZ
yüzde yetmiş kakaolu çikolatayla şeker diyetimi bozdum XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
sultan'ın odasına gittim XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
orada yaşadım, büyüdüm XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
biri beni hisarüstünden çekip alsın.... amma ve lakin pazartesi sınavı sonrası XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
nina simone XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
boris vian (okumak, yine) XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
ya da dorian grey'i bize ergenlikte okutup sonra minik eşcinselliklerimizi farkettiklerinde ergenlik bunalımıdır demeleri filan XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
evet oscar wilde (okumaki, yine) XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ondokuzuncu yüzyıl edebiyatına gelince az da olsa nefes almak, velakin wilde'a ve diğerlerine ve sonra yirminci yüzyıla geçmek için sabırsızlanmak XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
sonra arşivlerden kargo çıkarmak, yalnızlık mevsimi filan XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
hüzünlenmek XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ama yine de bikaç sene evvelini hatırlayım çok mutlu, mupmutlu olmak XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
sonra o dönemler oynadığım bi oyun vardı bibuçuk megabaytlık XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
onu da aploğd ettim linki ikslerde saklı XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
haleluya demeden olmazzzzzzzzz XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
ve son olarak, güzel tesadüf kişisi ekin XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
özlenen herkes (bissürü kişi var burda) XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX/
ben juno istiyom XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX
özetlen... i will never speak english
acıların bağımlısı oldum, brandon ile bi türlü görüşemedim, satır yazı yazmayıp tek satır da kontrol etmedim. ağrılı ve bencilim, evet kanıyorum.
her şey iyi güzel de değişik bi hamle olsa?
güzel akide şekerim benim, nasıl da nefret ederim senden?
apprivoise moi, elinle besle beni.
ödev filan gibi durumlardan bahseden yazılara alakasız kaçsa da birkaç gün önce bana yollanan bir linkte rastladığım duruma istinaden (öeh) bir yazı yazmalıyım diye düşündüm.
önce bir link: http://www.idesktop.tv/?watch=R4n5JrvqhTU
sonra bir açıklama.
işbu okul adana'nın en eski liselerinden biri olup, -di'li geçmiş ve şimdiki zaman dolaylarında da en iyi -fen lisesinden sonra- en iyi lisesi olmuştur. türkiye dereceleri, spor alanında başarıları filan filan gibi şeyleri atlarsak bu okulun şu yanı da vardır: otuz senedir aynı müdür ile idare edilmektedir.
otuz sene.
bazılarımızın yaşam süresi bile değil otuz sene. üstelik bu otuz senede ülke neler görmedi, neler gelip geçmedi? otuz sene boyunca okul idaresi gibi içine siyasetin de karıştığı bir mevkide kalmayı neye yoracağımı bilemiyorum ben. velhasıl kelam bu beyfendi otuz senedir bu koltuğa baş koydu mu? koydu. okul başarıdan başarıya ulaştı mı? ulaştı. ancak o da nesi, parlak öğrencilerla dolu etikete birkaç gün önce siyah bir leke (duvar yazısı?) bulaştı.
yazının yazıldığı duvar aynı gün içerisinde acilen boyanıp, gıcır gıcır hale getirilmiş. ama daha kimse olayın farkında değilken bu yazıyı gören birkaç öğrenci olayı videolamayı unutmamış. o yazı duvardan silindi fakat şimdi internette link hali uçuşmakta. idare tahminimce panik yapmış bir halde kızgınca bunu koyan öğrenciyi aramaktadır. bence yazıyı yazan öğrenciden daha çok laf işitecek videoyu koyan öğrenci.
peki, küfürün alasını yemiş okul müdürü bu durumu hak etti mi?
idareyi yakınen tanımış bir insan olarak şunu söyleyebilirim, tabi ki bir tepki varsa üslubuyla ortaya konması en güzeli fakat siz bunu karşınızda "laftan anlar insanlar" varsa yapabilirsiniz. ortada hiçbir şey yokken sadece idarecilerden birisinin kızgın bir anına denk geldiği için hakkında tutanak tutulan öğrenciler, dersin ortasında hocadan izin bile alınmaksızın sınıftan alınıp koridor ortasında dövülen öğrenciler, aidat parasını ödeyecek durumu olmayan öğrencilere "madem para vermiyorsunuz, disipline gideceksiniz" deyip yine eften püften bir sebeple onları disipline yollamalar..
ama ya okulun parlak etiketi?
o parlak etiket, okul düzenini bozduğunu varsaydıkları her öğrenciye tasdiknamesini verip, geriye sadece "akıllı-beyaz-koyun"ların kalmasıyla oluşan bir şey. birkaç sene evvel müdürün, törende konuşuyor diye suratına mikrofonu geçirdiği öğrencinin öss'de türkiye derecesi yaparak super-extra-eğitim yuvası okuluna başarı kazandırması ise yazık diye nitelendirilebilir.
iyi bir birey istiyorsun. iyi bir eğitim süreci geçiremiyor o birey çünkü bilinçsiz-kemikleşmiş öğretmenleri oluyor.
öğretmen diyorum, çocukken ne saygı duyardık değil mi?
ne oldu da saygı duyamaz hale geldik?
veya ne oldu da tepkilerimiz böyle çarpıklaştı?
belki videoyu koyan öğrenci bulunur da silinir video.
boyanır belki duvar.
ama y.rrağı yemiş bir kere bu beyfendi.
bize de afiyet olsun demek düşer..
özetlen... eloise vera bildirdi
Sonbahar gelmeden sehir icerisindeki su rezervleri bitmeden ve de yetkililer az su kullanin propagandasi yapmadan once kucuk bir sokakta asagidaki konusma seyrediyordu.
(sigarasini yakar ve de sigarasini yakanin kim oldugu hakkinda bilmeyen okuyucu kitlesi bu ani giristen killanir. Okuyucu kitlesi antik yunan korosuna benzer sekilde ana karakterlerin hemen yaninda saga dogru birlesmis bir band insandir. )
- O klibi bana izletmeyecektin Haggard
-Ama Sesilya, bunu nasil soylersin? Turkiyede insanlar youtube kullanamazken sana bu klibi izletmis olmamin nasil bir nimet oldugunun farkina varmiyorsun. Etiyopyadaki ac cocuklari, Turkiyedeki youtube'suz insanlari dusun lutfen ve de simarik batili ayaklarindan kurtul.
-Ama ben batiliyim Haggard ve de gerekirse batiririm tamam mi evladim, cok konustun sus. Cinsel algimi kapatiyorsun, cakralarimi tukettin ve de hayata bakis acimi alasagi ettin. Namussuz.
-Sesilya, sesilya, beni birakamazsin. Bir azis klibi izlettim diye benden ayrilamazsin! Seni avrupa insan haklari mahkemesinde bekliyor olacagim. Gerekirse azis sevenler dernegi kurup seni bas dusmanimiz haline getirecegim. Surune surune bana doneceksin sesilya, duyuyor musun? Bunu yapacaksin, evet! Azis'i sevmedigine pisman olacaksin.
-Haggard, bebegim, simdi sana sorunun azis degil de sen oldugunu soylesem.
-Nasil yani?
-Cok basit. Azis bir yem, toplumdaki cogu kayip bireyin bakip "farkli" ve de "ilgi cekici" gormesi gereken bir model. Bir tanim azis kendi icinde. Benim azis ile bir sorunum yok, azis'i seyredip gulmenle de bir sorunum da yok. Herkesin kendi anlayisi kendine, ancak azis'e ozenmeye basladigini dusunuyorum ve bu beni rahatsiz ediyor. . .
-Sesilya, boyle seyleri de nereden cikariyorsun?
-Bilemiyorum, Haggard. . . Alexisgillerde gecirdigimiz o geceyi hatirliyor musun? Sise cevirme komunote oyunu sirasinda jartiyer giymek zorunda kaldigin gece, iste her sey o zaman basladi. Kiritman, adimlarin, azis'e benzer el sallamalarin, tavus kusu edasinda yurumelerin. . . Ben seviyorum sarkilarini, goruntusu sadece daha az parlak olabilirdi "sov" sektorunu "muzik" sektoru ile birlestirenler utansin. Audio-visual olmak ne kadar zor bu hayatta sen biliyor musun? Cok gencsin daha haggard, senin anneni audiovisual sekilde oynamaktan sikildim. Sov dunyasi bana gore degil yavrus, anlatabildim mi?
(yavrus derken yanagindan bir makas alir Haggard'in)
-Demek hayat bir sahne. . . (uzgun ve de dusunceli)
-Degil! Allah kahretsin Haggard, beni hic anlamiyorsun degil mi?
-Bekle, anliyorum. Tecahuluarif sanati ne zamandan beri gundelik konusmalarda gume gidiyor. Simdi, elimi tutar misin sesilya? aciklayacaklarim cok muhim. . . Beni dikkatle dinle.
-Haggard, duygusallasmayi birak lutfen, buradan da dinleyebilirim gayet.
-Her erkegin icinde bir azis vardir sesilya. . . Her kadinin icinde bir cilalanmamis parke oldugu gibi. Sen yine bana kizarsin, dolayli konusuyorum diye ancak gercek su ki parlayan nesneleri seviyorum. Yapabilecegim bir sey yok, ipegin tenime surtmesini, etegimin ruzgarda ucusmasini. . . O rahatligi, o ozgurlugu beni birak bacakaram dahi seviyor!
-Elveda Haggard.
-Elveda Sesilya.
by dalingsgeval.
teeeğlikeliym soslupatım amma perdelerini kaldırdımmıydı da ave mariya gibi bi insanım
yeni ödeh veliyolum yani veliniz gelsin anlamadıysan
şimdiiiiii art ık alışıldıng gel ineksel öğretmen öğretir bana modeline paydos
tahmin edilenin edilgenin öte yanına vuruyoz kendimizi
ödeviniz (elbette Azis üstüne söylencekler varsa önce Azis) peşi sıra
serbest bilinç çakısı yöntemiyle aklınıza gelen gelmiyenlerle doğaçlama yazmak, düşünmemek, düzeltmemek
tuvalletteymişcesinize
özetlen... ödev